İran'dan Türkiye'ye doğalgaz akışı sert kış koşulları nedeniyle üçte bir oranında azaldı.

14 Aralık 2016 Çarşamba/ 10:00

Reuters'a bilgi veren bir sektör kaynağı, "İran'daki kış koşulları nedeniyle Türkiye'ye gaz akışında bir yavaşlama var. Bu miktar 1/3 oranında azalma şeklinde devam ediyor" dedi. 

İran, Rusya'nın ardından Türkiye'nin en büyük ikinci gaz tedarikçisi durumunda bulunuyor. BOTAŞ, havaların soğuması nedeniyle evsel tüketimde meydana gelecek artışı dikkate alarak, bugün sabahtan itibaren özel sektöre ve EÜAŞ'a ait santrallere vereceği doğalgazı yarı yarıya azaltacak.

Kaynak : Reuters

 

Doğalgaz borusu patladı: 6 yaralı!

02 Haziran 2014 Pazartesi/ 10:58

Gemlik’te elektrik kablolarının yer altına alınması çalışmaları sırasında iş makinesi ile kazı çalışmasıbaşlatıldı. Çalışmalar sırasında iş makinesi doğalgaz borusunu patlattı. Borunun patlaması sonrası etrafa yayılan koku kısa süre paniğe neden oldu.

Doğalgaz kokusu yaklaşık yarım saat cadde üzeri ve ara sokaklarda kalırken, çevrede bulunan esnaf ve vatandaşlar kapılarına ıslak bezle tıkayarak önlem aldı.

Çevreye yayılan doğalgazdan etkilenen 5’i çocuk 6 kişi, olay yerine gelen 112 ekipleri tarafından Gemlik Muammer Ağım Devlet Hastanesine kaldırıldı. Tedaviye alınan 6 kişiye ilk müdahale olarak oksijen verildi. Doğalgazdan etkilenenlerin bilinçlerinin açık olduğu gözlendi.

Zehirlenen çocukların aileleri, firmadan ve yetkililerden şikâyetçi olacağını belirtirken; "İnsanların hayatını riske atmaya kimsenin hakkı yok" ifadelerini kullandılar. Cadde çevresinde bulunan vatandaşlar, iş makinesi ile yapılan kazı esnasında ellerinde proje bulunmadan rastgele kazıldığını iddia etti. Vatandaşlar, çalışan makinenin veya işçilerin çevresinde herhangi bir yetkili bulunmadığını, belediye zabıtası ve Gemdaş yetkilileri ile kazıyı yapan ilgili firmanın yetkililerinin işin başında olmadığını söylediler. Mahalle sakinleri, çalışmalar sırasında firmanın hiç bir güvenlik önlemi almadığını öne sürdü

Kaynak: DHA

İGDAŞ: Patlama doğalgaz kaynaklı değil

20 Şubat 2014 Perşembe/ 11:18

İstanbul Gaz Dağıtım A.Ş (İGDAŞ), dün Kazancı Yokuşu'nda meydana gelen patlamanın doğalgaz kaynaklı olmadığını söyledi.

İGDAŞ'dan, Taksim'deki patlamaya ilişkin yapılan açıklamada, ihbar üzerine olay yerine giden ekiplerin yaptıkları ilk incelemede, iş yerinde bulunan 12 kilogramlık mutfak tüpünde gaz sızıntısı olduğunun tespit edildiği ve mutfak tüpünün itfaiye tarafından olay yerinden uzaklaştırıldığı, patlamanın doğalgazdan kaynaklanmış olabileceğine dair bir belirtiye rastlanmadığı bildirildi.
      
İGDAŞ'dan yapılan yazılı açıklamada, dün akşam saatlerinde Taksim Kazancı Yokuşu No: 50 adresindeki sanat atölyesinde bir patlama meydana geldiği hatırlatıldı.
      
187 Doğalgaz Acil Hattı'na dün saat 16.23'te ihbar geldiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
      
"İhbar üzerine olay yerine giden İGDAŞ ekiplerinin yaptıkları ilk incelemede, iş yerinde bulunan 12 kilogramlık mutfak tüpünde gaz sızıntısı olduğu tespit edilmiş ve mutfak tüpü itfaiye tarafından olay yerinden uzaklaştırılmıştır. Yapılan ayrıntılı incelemede, patlama sonrasında tavan sıvalarında çok fazla tahribat olmadığı, tahribatın zemin seviyesinde yoğunlaştığı, patlamanın merkezindeki 12 kilogramlık mutfak tüpündeki sızıntının olay sonrasında da devam ettiği tespit edilmiştir. Patlamanın doğalgazdan kaynaklanmış olabileceğine dair bir belirtiye rastlanmamıştır. Patlamayla ilgili kesin bilgiler, olayla ilgili yapılan adli incelemeler sonrası netlik kazanacaktır. Yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz."

Kaynak: DHA

ANAHTAR KELİMELER

igdaş, türkiye, doğalgaz,patlama

TÜRKİYE'DE, YILDA 10 BİN KİŞİ KARBONMONOKSİTTEN ZEHİRLENİYOR

20 Şubat 2014 Perşembe/ 11:11

Isınmak için yılda yaklaşık 14 milyar lira harcayan Türkler, her yıl tedbirsizlik ve ihmal nedeniyle zehirlenme kazaları yaşıyor. Yılda karbonmonoksitten 10 bin kişi zehirleniyor. 

İHMAL VE TEDBİRSİZLİK ÖLÜM GETİRİYOR 

Kış aylarının yürek burkan haberleri arasında soba, kombi ya da şofben zehirlenmeleri başı çekiyor. Gencecik bedenler, koca bir aile İstanbul Gaz Dağıtım A.Ş.'nin (İgdaş) deyimiyle "sessiz ölüm"ün pençesine düşüyor. Oysa Avrupa'nın İngiltere, Almanya ve İtalya'dan sonra en büyük dördüncü ısıtma pazarını oluşturan Türkiye'de bu alana birçok yatırım yapılıyor. Özellikle son yıllarda inşaat sektöründeki gelişmeye paralel olarak ısıtmaya harcanan bütçe giderek kabarıyor. Sabah'ın haberine göre, bu rakamın 14 milyar liraya ulaştığı belirtilirken, sektörde ölümcül ya da kalıcı izler bırakan kazalara genellikle ihmal ve tedbirsizliğin yol açtığı belirtiliyor. 

SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ BAŞLATILDI 

Toplumun bu alanda bilinçlendirilmesi gerektiğinden yola çıkan Honeywell, konuyla ilgili bir sosyal sorumluluk projesi için kolları sıvadı. Şirket, 81 ilde bin 500 kişiyle yüz yüze konuşarak projenin ilk adımını, yani veri kısmını bir araştırmayla atmış oldu. Honeywell'in araştırmasına göre yılda 10 bin kişi karbonmonoksit zehirlenmesine maruz kalıyor. Bunun yüzde 39'u ise ölümle sonuçlanıyor. 

BANA BİR ŞEY OLMAZ 

Araştırmaya katılanların yüzde 40'ı evindeki cihazın bu ölümcül gazı yaymasının mümkün olmadığını düşünüyor. Katılımcıların yüzde 30'u ise tehlikeyi koku duyularıyla önceden fark ederek önleyebileceğine inanıyor. Türk insanının sadece yüzde 3'ü cihazlarıyla ilgili bir tedbir almış durumda.

EVLERİN YÜZDE 77'SİNDE BOMBA VAR 

Araştırmaya göre Türkiye'deki hanelerin yüzde 77'sinde doğalgaz, odun, kömür, tüp gaz ya da sıvı yakıt kullanılan ısıtma cihazları bulunuyor. Honeywell Türkiye ve Orta Asya Başkanı Orhan Geniş'e göre bu çok büyük bir tehlike arz ediyor. Geniş, "Türkiye'de genel kanı zehirlenmenin sadece soba veya şofbenden kaynaklanacağı yönünde. Oysa yakıt kullanılarak ısı veren tüm cihazlar için bu tehlike geçerli" diyor.

Kaynak: haberdogalgaz.com

ANAHTAR KELİMELER

karbonmonoksit, türkiye, doğalgaz,zehirlenme

 

TÜRKİYE SPOT PİYASADAN İKİ KARGO LNG DAHA ALIYOR

26 Aralık 2013 Perşembe/ 12:34

Türkiye, sert geçen kış koşullarında artan doğalgaz talebini karşılamak için Katar'a sipariş verilenlere ek olarak spot piyasadan iki kargo LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) daha alıyor. 



Enerji Bakanı Taner Yıldız, geçtiğimiz günlerde Katar'dan beş kargo LNG sipariş edildiğini açıklamıştı. Kargolardan birinin Türkiye'ye ulaştığı, diğerinin de 25 Aralık'ta geleceği kaydedildi. Bir işlemci, "Ocak-şubat ayları için BOTAŞ şu ana kadar herhangi bir sipariş vermedi ama bu aylarda ihaleye çıkacaklarını ifade ettiler." dedi. Geçen hafta havaların soğuk olması doğalgaz talebini günlük 197 milyon metreküp gibi Türkiye tarihinin en yüksek seviyelerine kadar çıkarırken, bazı santrallerde ikincil yakıtlara geçilmişti. Türkiye'de sistem en fazla günlük 207 milyon metreküplük kapasiteyi taşıyabiliyor. Bu gelişmelere paralel olarak elektrik fiyatları geçen hafta serbest piyasada kilovatsaat başına 1,5-2 TL'ye kadar çıkmıştı. Yetkililer, havaların yumuşamasıyla doğalgaz talebinin şu anda günlük 160 milyon metreküpe kadar düştüğünü söyledi. "En geç hafta sonuna kadar havaların biraz daha yumuşamasıyla talebin önemli ölçüde düşmesi ve tedbirlerin kalkarak sistemin tamamen normale dönmesini bekliyoruz." diyen bir yetkili, alınan spot LNG'lerin de sistemi önemli ölçüde desteklediğini belirtti. Türkiye, bu yılki doğalgaz tüketiminin 46-47 milyar metreküp, gelecek yıl ise 50-52 milyar metreküp olacağını tahmin ediyor. Türkiye halen Rusya, İran ve Azerbaycan'dan doğalgaz, Cezayir ve Nijerya'dan LNG ithal ediyor.

Kaynak: haberdogalgaz.com

DİYARBAKIR'DA SON YILLARIN EN SOĞUK KIŞI YAŞANIYOR

26 Aralık 2013 Perşembe/ 12:32

Diyarbakır son 40 yılın en çetin kışı ile imtihan ediliyor. Geçtiğimiz hafta etkili olan kar yağışı yerini dondurucu soğuk havaya bırakırken elektrik kesintileri de yaşamı donduruyor. Elektrik kesintilerinden dolayı doğal gaz kesintilerinin olması ise ayrı bir eziyet yaşatıyor. 

Uzun yılların ardından geçen hafta Diyarbakır'da da etkili olan kar yağışı yerini dondurucu soğuk havaya bırakırken, karın ardından gelen soğuk hava yaşamı olumsuz etkiliyor. Sıcaklığın gündüz -7'lere düştüğü ilde elektrik kesintilerinin artması da vatandaşların mağdur olmasına neden oluyor. Neredeyse bir gün boyunca elektriklerin kesik olması vatandaşlara zor anlar yaşatıyor. Evlerinin camlarının içten buz tuttuğunu söyleyen vatandaşlar elektrik kesintileriyle birlikte klimalarını, elektrik sobalarını ve doğalgaz yakamadıklarını belirterek ısınma sorunu yaşadıklarını vurguladılar. 

Kışın zor şartlarıyla karşı karşıya kaldıklarını belirten 45 yaşındaki Melek Kaçmaz: "Evimiz doğalgazlı olmasına rağmen ısınamıyoruz. Son yılların en soğuk kışını yaşıyoruz. Sabah uyanınca evin camları buz tutmuştu. Sürekli kesilen elektrikler yüzünden ısınmak mümkün olmuyor. Soba bacasını kapattığımız için soba da kuramıyoruz. İçler acısı bir durum var ortada. Evde donduk, bunun adı elektrikten tasarruf mudur? Vatandaşa işkencemidir? Hiçbir ilde biz de olduğu kadar elektrikler kesilmiyordur. Kaçağı bahane etmesinler, bunun kaçak kullanımla ilgisi yok" dedi. 

Kış ve soğuklar Diyarbakır'ı hazırlıksız yakalarken, doğalgaz ve elektrikli ısıtıcılarla ısınmaya çalışan esnaf ve vatandaşlar kesintilerden dolayı isyan etmeye devam ediyor. En son 2006 yılında havanın bu kadar soğuk olduğunu söyleyen vatandaşlar, kışı bahar gibi yaşamaya alıştıklarını ve böyle soğuk bir havayı beklemediklerini belirtirken, yol ve kaldırımdaki buzlanmaların temizlenmesi konusunda tam bir çalışma yapılmadığını da vurguladılar. Kaldırımların ve yolların buzlanmadan dolayı kayganlaşması nedeniyle zaman zaman düştüklerini de açıklayarak belediyelerin konu ile ilgili bir çözüm bulmalarını istediler.

Kaynak: haberdogalgaz.com

Zam yolda!

06 Eylül 2013 Cuma/ 11:37

Doğalgazın tamamını ithal eden Türkiye, hem fiyat hem kur artışıyla çifte kıskaca girdi. Sadece kurdaki yükselişle Türkiye’nin doğalgazfaturası, bir anda 5 milyar lira arttı.

Vatan'ın haberine göre; uluslararası gelişmeler nedeniyle kurlardaki artışı bir türlü kontrol edemeyen Türkiye, doğalgazda tam bağımlılık nedeniyle çifte kıskaç yaşıyor. Doğalgazın tamamını ithal eden Türkiye, hem fiyat hem kur artışıyla çifte kıskaca girdi. Sadece kurdaki yükselişle Türkiye’nin doğalgaz faturası, bir anda 5 milyar lira arttı. Üstelik bu hesaba spot piyasadan alınan LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) dahil değil. Türkiye 45 milyar metreküp doğalgazithal ediyor.

TÜKETİM 47,6 MİLYAR M3
EPDK’nın 2013 yılı doğalgaz tüketim projeksiyonu ise 47.6 milyar metreküp düzeyinde. Kontratlar kapsamında ticari sır niteliği taşıdığından resmi olarak açıklanmasa da Türkiye, Rusya’dan bin metreküp başına ortalama 430 dolar, İran’dan 510 dolar, Azerbaycandan ise 350 dolara doğalgaz alıyor. Tüketimin kalan kısmı için ise spot piyasadan LNG ithal etmek zorunda kalıyor. LNG fiyatı ise dönemine göre çok yüksek seviyelere çıkabiliyor.

Türkiye ithal ettiği doğalgazın bedelini dolar fiyatıyla ödüyor. Her ay ithal edilen gazın bedeli bir sonraki ayın ilk haftasında fatura ediliyor. Ödeme de faturayı aldığı ayın sonunda yapılıyor. Bu süre içinde tüketilen doğalgazın dolar karşılığı bedeli de, dolar kuru bir anda 2 lira düzeylerini de aştığı için, bir anda yükseliyor.

EPDK’nın 2013 yılı tüketim projeksiyonuna göre 47.6 milyar metreküplük doğalgaz için sadece kur farkından 2013’teki ilave maliyet 4.1 milyar lira olacak, LNG de dahil edildiğinde, doğalgaz ithalatındaki ilave maliyet 5 milyar lirayı aşacak.

İTHALAT FİYATI ARTACAK

Öte yandan Rusya, İran ve Azerbaycan’dan doğalgaz alımı için Türkiye her bir ülkeyle kontrat yapmış durumda. Her bir kontratta, doğalgazın fiyatı belirli formüllerle hesaplanıyor. Bu formüllerde temel değişkenlerden birini petrol fiyatları oluşturuyor. Buna göre petrol fiyatındaki artışlara göre doğalgaz fiyatı da söz konusu formülün gerektirdiği şekilde artıyor. Bu geriye dönük olarak hesaplanıp ödeniyor. Bu kapsamda artan kurlardan kaynaklanan ilave maliyete ek olarak, fiyat formülü nedeniyle doğalgazın ithalat fiyatı da artacak. Bu Türkiye için ikinci bir ilave maliyet anlamını taşıyor.

Türkiye 2012 yılında 46.5 milyar metreküp doğalgaz tüketti. Bu tüketimin yüzde 58’i Rusya’dan, yüzde 19’u İran’dan, yüzde 9’u da Azerbaycan’dan sağlandı. Ayrıca tankerlerle sıvı halinde Cezayir’den 4.1 milyar metreküp, Nijerya’dan 1.2 milyar metreküp, spot piyasadan 1 milyar metreküp olmak üzere toplam 6.3 milyar metreküp doğalgaz ise LNG olarak ithal edildi. LNG fiyatının, doğalgaz fiyatının oldukça üstünde olduğu biliniyor.

ANAHTAR KELİMELER

zam, türkiye, doğalgaz, rusya

 

Yunanistan, Akdeniz Gazını Girit'ten Satacak

06 Eylül 2013 Cuma/ 11:34

 

Yunanistan Başbakanı Antonis Samaras'ın önceki hafta düzenlediği ABD ziyareti sırasında ABD Başkanı Barack Obama'ya, buna ilişkin projelerin ana unsurlarını anlattığı kaydedildi.

Rum haber kaynakları, Girit adasının güneyindeki doğal gaz yataklarının, deniz altı boru hatlarıyla Girit'e, oradan da Avrupa piyasalarına doğal gaz nakliyle ilgili alternatif çözümün mümkün olabileceğini aktardı.

Rum Fileleftheros gazetesi, İsrail hükümetinin, İsrail Yüksek Mahkemesi'nin doğal gazın ihracıyla ilgili 17 Eylül'de vereceği kararı beklediğini, ihraç edilecek miktarın netleşmesi halinde, derin jeopolitik boyutları da olan, doğal gazın piyasaya ulaştırılma yollarıyla ilgili büyük oyunun başlayacağına işaret etti. Gazete, Güney Kıbrıs'ın Vasiliko'da doğal gaz sıvılaştırma terminali inşa edeceğini açıklayıp İsrail'i de kendi doğal gazını bu terminale aktarmaya çağırdığını hatırlattı.

Akdeniz'de doğal gaz bulunması halinde bunun Girit'in yanı sıra Türkiye üzerinden de Avrupa'ya aktarılabileceği daha önceden ifade edilmişti. 20 milyar Euro'luk mali krizden çıkış yolu olarak doğal gazı işaret eden Rum Başpiskoposu II. Hrisostomos, doğal gazın Kıbrıs'la Türkiye arasında kurulacak boru hattıyla Avrupa'ya götürülebileceğini de açıklamıştı.

Doğalgaza yüzde 5 zam mı geliyor?

27 Ağustos 2013 Salı/ 14:41

Dolar kuru 2 lira ile tarihi zirveye otururken, doğalgaza da 'kur ayarlaması' gündeme geldi,dolar ve petrol bu seviyelerini korursa doğalgaz fiyatlarında yüzde 4-5 oranında bir zamkaçınılmaz görünüyor.

Botaş ve gaz ithalatçıları yeni döneme uymak için şimdiden hesap kitap yapıyor. Uluslararasıkonjonktür gereğince hanı petrolde artışın devam edeceği tahminleri yapıldığını aktaran sektör temsilcileri, "Petrol fiyatlarının önce 114 dolara ardından da 118 dolara kadar çıkacağı öngörülüyor. 8u durumda 10 dolarlık bir artış, ithal ettiğimiz her 1000 metreküp doğalgazda 19dolar artış anlamına gelir. Elbette, bu 9 aylık dönemi kapsayan petrol fiyatlarını içeren birhesaplama" dedi.

Dolar kurunun hızlı bir yükselişle 2 TL'ye ulaşması, kış için geri sayımın başladığı bir dönemde cepleri yakacak bir maliyet baskısı oluşturdu. 

Habertürk Gazetesi'nden Olcay Aydilek'in haberine göre, kurun, 1. 90'lar düzeyinden 2 TL'ye çıkması, dolarla gaz alıp TL ile müşterilerine satış yapan Botaş ve ithalatçıları etkiledi. 

Bu artışın doğalgaz üzerinde nihai tüketiciye, 'kur ayarlaması' sonucunda yüzde 4-5 oranında zam olarak yansıyabileceği belirtiliyor. Türkiye, yılda 45-50 milyar metreküp dolayında doğalgaz tüketiyor. Yüzde 97 oranında ithal edilen doğalgaz, başta kentlerin ısınması olmak üzere sanayi ve elektrik üretiminde yoğun olarak kullanılan doğalgazın payı yüzde 50'lere kadar ulaşıyor. Türkiye sanayi ve elektrik sektörü açısından son derece stratejik bir konumu bulunan doğalgaz, ham petrol ve dolar kurundaki hareketlerden doğrudan etkileniyor.

Son dönemde gerek petrol fiyatlarının, gerekse özellikle dolar kurunun artması, doğalgazda maliyetler üzerinde ciddi baskı oluşturdu. Enerji yönetimi ve sektör temsilcileri, artan petrol fiyatlarının doğalgaza etkisini hesapladı. 

Buna göre ham petrolde 1 dolarlık artış, Türkiye'nin ithal ettiği her Doğalgazın fiyatı 1.9 - 2 dolar arasında etkiliyor. Kur ve petrol gazda ciddi bir maliyet baskısı meydana getiriyor.

 

Miller: Türkiye, Rusya'dan en çok doğalgaz alan ülke oluyor

01 Temmuz 2013 Perşembe/ 13:08

Gazprom CEO'su Aleksey Miller, Türkiye'nin uzun zamandır Almanya'yı da geride bırakarak Rusya'dan en çok doğalgaz alan ülke olacağını söyledi.

Türkiye'nin diğer ülkelerde yaşanan gerilemeye mukabil büyüme hızına paralel olarak daha fazla doğalgaz alımına başladığını ifade eden Miller, "Gelecekte en az yüzde 20 artış olabilir. Türkiye yakın gelecekte Almanya'yı da geçerek bizim en büyük ithalatçımız olacak." dedi.

Miller Gazprom'un 2013'ün ilk yarısında geçen yıla göre BDT ülkeleri dışında ihracatının yüzde 10 arttığı bilgisini verdi. 2012'nin ilk yarısının Avrupa ülkelerine ihracat açısından zor bir dönem olduğuna değinen Miller, "2012'nin ikinci yarısından itibaren Avrupa ülkelerine ihracatımız artmaya başladı." bilgisini verdi. 

Avrupa ülkelerinin sıvılaştırılmış doğalgaz piyasasında paylarının yüzde 28'den yüzde 21'e gerilediğini hatırlatan Gazprom Başkanı, "Avrupa öngörülebilir miktarı, öngörülebilir fiyattan almak istiyor. Bu yüzden doğalgaz boru hatları üzerinden ihracat ise artıyor. İlk yarının dinamikleri dikkate alındığında Türkiye ve Avrupa ülkelerine 2013'te yıllık satış 160 milyar metreküpü bulabilir. Rusya geçen yıl 151 milyar metreküp doğalgaz satışı gerçekleştirdi." ifadelerini kullandı.

Rusya'dan doğalgaz alımlarını çeşitlendirmek isteyen Ankara, fiyat indirimi alabilmek için özel şirketleri devreye sokuyor. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız geçen hafta Rusya'ya gerçekleştirdiği ziyarette Gazprom yönetimi ile bir araya gelmiş, Batı hattından özel şirketlerin aldığı 6 milyar metreküplük doğalgaza ek olarak 4 milyar metreküp daha özelleşeceğini belirtmişti.

Kaynak:http://www.timeturk.com

Petrol rezervinin ömrü uzadı

01 Temmuz 2013 Perşembe/ 13:05

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan rapora göre, 2011 yılında 88,9 milyon varil/gün olan petrol tüketimi, 2012 yılında 0,9 milyon varil/gün arttı ve 89,8 milyon varil/gün olarak gerçekleşti. 

2012 yılında Çin, Brezilya, Kore ve Kanada’da güçlü bir talep artışı yaşandı. Kasırganın vurduğu ABD’nin yanısıra Suudi Arabistan’da ise talep artışı azaldı.

Rezev oranında büyük artış

Dünya ispatlanmış petrol rezervi, geçen yıl yüzde 7,7 artışla 1,520 milyar varilden 1,637 milyar varile yükseldi. Bu durum büyük oranda İran ve Venezuela'nın rezerv artışlarından kaynaklandı.

Dünya petrol üretiminin aynı oranda artmamasının da etkisiyle 2011 yılında 44,8 yıl olan dünya petrolrezerv ömrü 2012 yılında 48,8 yıla yükseldi.

2011 yılında 88,7 milyon varil/gün olan dünya petrol üretimi geçen yıl yüzde 2,5 artarak 90,9 milyon varil/gün olarak gerçekleşti. Petrol üretiminde yaşanan 2,2 milyon varil/günlük artış, talep artışını karşıladığı için arz/talep dengesinde sorun yaşanmadı.

Avrupa'daki ani talep azalışı

Dünya rafinaj miktarı, kasım ayında Avrupa’daki ani talep azalışı ve beklenenden uzun süren bakım çalışmaları nedeniyle 2012 yılında beklentilerin ve bir önceki yılın 950 bin varil/gün altında gerçekleşti. Bölgesel rafinaj artışları özellikle Asya’da Hindistan, Çin ve Rusya’dan kaynaklandı.

İşlenmiş petrol ürünleri ticaretinin daha fazla kar getirmesi ve Avrupa’daki piyasaların karbondioksit emisyonuna yönelik uygulamaları, Avrupa’ya komşu bölgeleri işlenmiş petrol ürünleri ihraç etmek üzere büyük, yüksek kapasiteli rafineri yatırımlarına sevk etti ve Avrupa’nın düşük kapasiteli, verimsiz rafinerilerinin rekabet gücünü zayıflattı.

Petrol fiyatları

Brent petrol fiyatı, 2012 yılında ortalama 111,67 dolar/varil oldu ve 2011 ortalamasına karşılık gelen 111,26 dolar/varile oldukça yakın gerçekleşti. Böylece dünya kıyas petrol fiyatı 2 yıl üst üste 100 dolar/varil üzerinde seyretti.

Ortalama ham petrol fiyatı, 2012 yılında 2011'e göre (94,88 dolar/varil) hafif bir düşüşle 94,05 dolar/varil olarak gerçekleşti. Güney Sudan, Yemen, Suriye ve Kuzey Denizi civarında yaşananpetrol arzı kesintileri 2012 yılı petrol fiyat dalgalanmalarının başlıca nedenleri oldu.

Kaynak:http://www.timeturk.com

Mecidiyeköy'de doğalgaz alarmı

06 Haziran 2013 Perşembe/ 15:13


İstanbul Gayrettepe'de kullanılmayan bir binanın girişinde bulunan doğalgaz vanasındaki kaçak paniğe neden oldu.

Büyük bir gürültüyle fışkırmaya başlayan doğalgaz yüzünden çevreyi yoğun bir gaz kokusu sardı. Patlama ihtimaline karşılık sokak trafiğe kapatılırken, vergi dairesinin bulunduğu bina da boşaltıldı. Olay yerine gelen doğalgaz ekipleri gazı kesti.

Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü binası ile Gayrettepe Vergi Dairesi’nin arasında bulunan Vefa Deresi Sokak üzerinde kullanılmayan bir binada doğalgaz kaçağı meydana geldi. Daha önce Şişli Emniyet Müdürlüğü tarafından geçici olarak kullanılan daha sonra boş kalan binanın girişinde saat 12.30 sıralarında büyük bir gürültüyle gaz fışkırmaya başladı. Gaz kaçağı yüzünden bütün sokak bir anda gaz kokusuna bürünürken, yol trafiğe kapatıldı. Herhangi bir patlama ihtimaline karşılık vergi dairesinin bulunduğu bina kısa süreliğine boşaltıldı.

İtfaiye ekipleri tarafından alınan önlemin ardından olay yerine gelen İGDAŞ’a bağlı ekiplerin gazı kesmesinin ardından Vefa Deresi Sokak’ta hayat tekrar normale döndü. Yetkililer büyük bir basınçlı yaşanan gaz kaçağının tutuşması halinde büyük bir facia yaşanabileceğini söylediler.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr , Ali AKSOYER/İSTANBUL(DHA)

Putin gazı verdi!

29 Mayıs 2013 Çarşamba/ 12:26

Rusya'da Başkan Putin, toplu taşıma araçlarında ve ağır vasıtalarda doğalgaz yakıta geçilmesi fikrine destek verdi. Ülkede toplu taşıma araçlarının yarısında yakıt olarak doğalgazkullanılması hedefi konuldu. 

Moskovski Komsomolets Gazetesi'nin haberine göre, Putin'in onayladığı teklif, benzinden yüzde 40 daha ucuza gelen doğalgazın araçlarda kullanımının yaygınlaştırılmasını öngörüyor. Böylece çevre kirliliğinin de ciddi oranda aza indirilmesi hedefleniyor.

Başkan Medvedev'in ardından Başkan Putin'in de onayladığı kararnamede, 2020 yılına gelindiğinde, nüfusu 1 milyonun üzerindeki kentlerde toplu taşıma araçlarının ve belediye araçlarının yüzde 50'sinde, nüfusu 300 bin-1 milyon arasında olan yerleşim birimlerinde yüzde 30'unda yakıt olarak doğalgaza geçilmesi teklif ediliyor.

Bu konuda en önemli sorunun, akaryakıt istasyonlarına gaz dolum cihazları yerleştirilmesi olduğu belirtiliyor. Başkan Putin, bu konuda dünyadaki farklı teknolojilerin incelenmesi için talimat verdi.

Projenin finansmanını ise Gazprom başta olmak üzere doğalgaz üreticilerinin üstlenmesi bekleniyor.

Kayseri'de Patlayan Borudan Sızan Doğalgaz Alev Aldı

21 Mayıs 2013 Salı/ 11:32

 

Kayseri'de özel bir hastane önünde Türk Telekom'un yaptığı çalışma sırasında doğalgaz borusu patladı. Çıkan gaz alev alırken, 3 metreye ulaşan alevler vanaların kapatılıp, gazın tahliyesi ile kontrol altına alındı.

Olay, Kocasinan ilçesi Gevhernesibe mahallesi Gök geçidinde bulunan özel hastane önünde meydana geldi. İddiaya göre Türk Telekom'un yaptığı kanal çalışmasında doğalgaz borusu patladı. Borunun patlamasıyla ortaya çıkan gaz, yakında bulunan elektrik trafosu nedeniyle alev aldı. Yaklaşık 3 metreye ulaşan alevler, doğalgaz vanalarının kapatılması ve borulardaki gazın tahliye edilmesinin ardından kontrol altına alındı. Yaklaşık bir saat süren yangında itfaiye ve doğalgaz şirketi çalışanları birlikte hareket ederek, tehlikenin büyümesini önledi.

 

BAKAN YILDIZ: TÜRKİYE'DE DOĞALGAZ 27 AB ÜLKESİNDEN DAHA UCUZ

13 Mayıs 2013 Pazartesi/ 12:32

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye'de doğalgazın 27 AB ülkesinden daha ucuz olduğunu, elektrik fiyatı bakımından da Avrupa'da ilk 5'te yeraldığımızı söyledi. Yıldız, 3. nükleer santrali yerli kaynaklarla yapmayı hedeflediklerini de vurguladı.

Bakan Yıldız, Bursa’da sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle biraraya geldi. İstihdam ve üretim kaynaklarını artırmaya yönelik çalışmalara devam edeceklerini dile getiren Yıldız, Japonya ile geçtiğimiz hafta hükümetler arası bir anlaşma imzaladıklarını hatırlatarak, 'Şu anki idarenin en önemli farklılıklarından birisi, ülkeyi büyürken değiştirmektir. O yüzden bizler, gerek bu değimi yöneteceğiz. Gerekse de ülkenin büyümesine devam edeceğiz. Kamu bütçesinden aldığımız payları azaltıyoruz. Bizim almadığımız bütçeleri sosyal alanlardaki etkinliğe aktarıyoruz.' diye konuştu.

Türkiye'deki doğalgaz fiyatlarının 27 Avrupa Birliği ülkesinden daha ucuz olduğunu vurgulayan Yıldız, şöyle konuştu: 'Biz doğalgazı ülkeden çıkartmıyoruz. 40’ta birini çıkartıyoruz. Yani zekat miktarınca Türkiye’de çıkıyor. Nasıl oluyor da en ucuza satıyoruz. Türkiye’deki gelişmiş bütün değerleri bu fiyatı dengelemede kullanıyoruz. O yüzdendir ki, vatandaşımıza en az yükü getirecek sistemi kurduk. Elektrik fiyatlarında en ucuz klasmanda, Avrupa’da ilk 5 içindeyiz. Buna rağmen Türkiye’de çok fazla iş var.'

Bu ülkeye nükleer santral yapmak için 16 başbakan, 25’te hükümetin görev yaptığını belirten Yıldız, şöyle devam etti: 'Yalnızca bunun müzakeresi minimum 18 ay sürüyor. Biz iktidara gelene kadar hükümetlerin ortalama süresi 18 ay oldu. Karar verip de o işi başarma imkanı falan yok. O yüzden de siyasi istikrarın korunması partiler üstü mesele derken bunu kast ediyorum. Doğru yapan güçlenir, güçlendiği kadar doğru yapar. O yüzden, Türkiye daha fazla doğru şeyler yapmak zorunda. Tercihlerini doğru kullanmak gerek. 2 nükleer santralin anlaşmasını yaptık. Sanayi şehri olan, derin bir kütür birikimi olan Bursa’ya da büyük bir iş düşüyor.”

3.NÜKLEER SANTRALİ YERLİ KAYNAKLARLA YAPABİLİRİZ

2 nükleer santral ve 8 ünitenin yapımında yerli sanayicilere büyük iş düştüğünü ifade eden Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bir nükleer santral için 5 binden fazla parça gerek. Ne kadarını biz yapalım. Başbakanımız, ‘3. nükleer santral Türk mühendislerinin operasyonları ile yapabilir misiniz?’ dedi. Biz yapabiliriz, dedik. 3. bir ülkeyle anlaşabiliriz. 2 nükleer santralin ardından bizim yerli sanayimizi gelişmesiyle birlikte bunu yapabiliriz. Sabırla, gayretle ve biraz da inatla bu işlerin üzerine gitmek azım. Yalnızca bir nükleer proje 22 milyar dolar. Toplam yatırım yapılacak 44 milyar dolar miktardan bahsediyorum. İşlete süresin içinde cirosu 60 yıl içinde bir nükleer santral 84 milyar dolar ciro getirecek.'

“300 MİLYAR DOLARI DAĞLARA TAŞLARA GÖMDÜK”

Terörün ülkeye verdiği zarara değinen Yıldız, şu ifadeleri kullandı: ' Bin yıl biz Müslüman ve Musevi ile birçok gruplarla kardeşçe yaşadık. Osmanlı’nın tüm çekirdeği Bursa’da kuruldu. Birbirimize nasıl davranacağımızı bilen bir ülkeyiz. Ama bazı kesimler ayrılmak istediğini zannetti, bazıları da maniple etti. Ölçülebilir kaynağı 300 miyar dolarını dağlara taşlara gömdü. Bunların hepsi yatırım olarak geri gelecek. Başkanlık ve çözüm süreci ile ilgili noktada en önemli göstergesi bu gücü yakalamamızdan kaynaklanıyor. Bu aziz topraklarımızda artık güller yetişsin diyoruz. Doğru kaynaklara, doğru şekilde paraların harcanmasını istiyoruz.'

“FAZLA KONUŞMUYORUZ, İŞ YAPMA VAKTİ”

Çözüm sürecini istismar edenlerin olduğunu söyleyen Yıldız, şöyle devam etti: “Türkiye artık bu kirli tezgahlara gelmeyecek. Bu kamburu sırtımızdan atmış olacağız. Bu kadro, Türkiye’nin konsantresidir. Akil insanlarla Türkiye’de tartışılan konular vatandaşlarımızın merak ettiği bilgilendirmelerdir. Biz çok fazla konuşmuyoruz. Şu anda iş yapma vaktidir, herhangi bir tedirginliğe bakmaksızın bunu sonlandırmamız lazım. Silopi’de Hakkari’de Yüksekova’da oradaki HES’lerin santrallerin havaalanlarının yapıldığını göreceğiz. Batıya yapılan yatırımların aynısı doğuya da yapılıyor. Bizler, milletimize rağmen hiçbir pazarlığın içinde olmadık ve olmayız. Bu konuda herkes müsterih olsun.'

YALITIM YAPANLARA EKONOMİK DESTEK OLABİLİR

Konuşmasının ardından sanayicilerin sorularını cevaplayan Bakan Yıldız, bir sanayicinin, ‘ülkede yalıtımın genişlemesi için tüketicilere teşvik verilmesi konusunda bir çalışma olup olmayacağı’ yönündeki bir soruya muhatap oldu. Bakan Yıldız, şunları dile getirdi: 'Dünyadaki iklim değişikliği ile alakalı birçok kurumun umurunda değil. Ama dünya kirleniyor. Dünya hızla buzulların eridiği ve mevsim değişikliklerinin öne çıktığı bir yapıya gidiyor. Biz şunu önerdik, kim kirletiyorsa o temizlesin. Kirletenler ayrı temizleyenler ayrı böyle şey olmaz. Biz Türkiye olarak çevremizi kirletmeyeceğiz. Ama kirletenlerin de parasını ödemeyi düşünmüyoruz. Bizim o kadar paramız yok. O yüzden yalıtım çok önemli. Biz bir hazineye sunuşta bulunduk. Ekonomi bakanımız dikkatle dinledi. Şimdi piyasa faaliyetleri ile beraber geniş bir sunum yapacağız. Hazırlığımız oldu. Bankacılık sistemi bunları kredilendirme konusunda sıcak bakıyor. KDV muafiyeti maliye bakanlığımızın vereceği bir karardır. Ama biz Maliye Bakanlığımıza sunuş yapacağız. Enerji Bakanlığımızın tek başına bir teşvik yok. Önümüzdeki süreçte inşallah daha güzel haberlerin çıkacağına inanıyor.'

UEDAŞ'ın Bursa'daki çalışmalarından şikayet edilmesi üzerine Bakan Yıldız, şöyle konuştu: 'Aydınlatmalar, şahsi olmamak kaydıyla hızla yapılacak. Ama biz enerji verimliliği ile beraber olan armatürlerin katılmasını istiyoruz. Eğer bu olmazsa biz masraftan kabul etmeyeceğiz. Özel sektörün bir suçu yok. Bizim biraz suçumuz vardı biz onu telafi ettik. Ama özel şirketlerin şunu yapması lazım. Belediye yatırım yapıyor, düzenleme yapıyor. Bunu belediyelerle birlikte yapacaklar.'

'46 PROJEYE 46 İTİRAZ VAR, BUNDA BİR GARİPLİK YOK MU?'

Bakan Yıldız, Bursa'da Kozağacı bölgesine yapılacak santralin tarım arazilerine zarar vereceği yönündeki eleştiriler üzerine, Türkiye genelinde 46 yatırıma 46 itiraz olduğunu hatırlatarak, şu cevabı verdi: 'Bunda bir gariplik yok mu. Bari bir tanesine iki tanesine yapın. Zeytin ağaçlarımıza kıymayın, zeytin ayette geçen kutsal bir gıdadır dediler, Amenna. Siz santrale kurban edeceksiniz diyorlar. Nükleer patlar, yapmamak lazım, kömür zaten kirli onu hiç yapmamak lazım, rüzgar kuşları öldürüyor, su coğrafyayı bozuyor. Jeotermaller yer altını bozuyor, doğalgaz zaten ithal yapmamak lazım. Neyi yapmamızı önerirsiniz diye soruyorum, ben o kısmını bilmiyorum dedi. Kusura bakmayın onu da biz biliyoruz. Toplumun hassasiyetlerini dikkate alacağız. Ama biz iyi bir inceleme yaptırıyoruz.'

Türkiye'de iki bölge Dicle ve Van Gölü Dağıtım Şirketleri haricinde Türkiye’nin kayıp-kaçak konusunda AB standartlarının altında olduğunu anlatan Bakan Yıldız, şu bilgileri verdi: “Bizim oranımız yüzde 9.4. Ne yapacağız bu iki bölgeyi. Özelleştirme için tarihleri aldık. Zannediyorum Haziran’a kadar bunları devirlerinin gerçekleşmesi lazım. 2015 sonuna kadar aynen 19 bölgenin ortalaması nasıl AB ülkelerinin ortalamasının altında ise iki bölgeyi de katarak Türkiye'nin ortalamasını AB ülkeleri ortalamasının altına indirmiş olacağız.”
CİHAN

ANAHTAR KELİMELER

doğalgaz, ucuz doğalgaz

40 yıllık hasret bitti!

10 Mayıs 2013 Cuma / 11:49

Körfez ülkesi Katar'da 40 yıl sonra yeni birdoğalgaz rezervi bulundu. Ülkenin kuzey bölgesinde Basra Körfezi açıklarında bulunan 707 milyon metreküplük doğalgaz rezervi, 1971'den bu yana ülkede bulunan ilk doğalgaz rezervi olma özelliği taşıyor.

TOPLAM REZERV BÜYÜKLÜĞÜ NE?
Katar Enerji ve Sanayi Bakanı Muhammed bin Salih es-Seda yaptığı açıklamada, ülkede 1971 yılından beri ilk kez doğalgaz rezervi keşfedildiğini belirterek, söz konusu keşfin Katariçin önemli olduğunu söyledi. Dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz ihracatçısı olan Katar'ın, toplam doğalgaz rezervinin 25 milyar metreküp civarında olduğu biliniyor. Yeni bulunan rezerv küçük olsa da, Katar'ın doğalgaz keşif araştırmalarına yatırımının devam ettiğini göstermesi bakımından önemli kabul ediliyor.

Körfez ülkesi Katar, 1949 yılından beri petrol ihraç ediyor. Ülkedeki petrol rezervlerinin 20 milyar varil civarında olduğu ifade ediliyor. Katar'da doğalgazın keşfi 1971 yılında gerçekleşirken, büyük çaplı doğalgaz ihracatı ise 1997 yılında başladı. Doğalgaz satışının başlaması ile Katar'ın asıl zenginlik kaynağı petrolden doğalgaza kaymış oldu. Dünyada bilinen doğalgaz rezervlerinin yaklaşık yüzde 19'una sahip olduğu belirtilen Katar, doğalgazdan elde ettiği gelir ile dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alıyor.

ANAHTAR KELİMELER

doğalgazKATAR

TPAO'nun açtığı Bafran-1 kuyusunda, doğalgaz ve petrol bulundu.

08 Mayıs 2013 Çarşamba / 17:54

Siirt'in Kurtalan İlçesi yakınlarındaki Kayabağ Beldesinde olan Bafran-1 kuyusu 3 ay önce açıldı. TPAO, 3 bin 100 metrede hem doğalgaz, hem de petrol tabakasına rastladı. Kuyuda petrol ile doğalgazın bulunması üzerine TPAO ekipleri, test çalışmalarına başladı.

YENİ KUYULAR AÇILACAK MÜJDESİ

Üç ay önce Kayabağ Beldesi'ne 2 kilometre mesafede bulunan kuyudaki petrol gravitesi tespiti ile doğalgaz rezervinin test çalışmalarının yapıldığını belirten TPAO Batman Bölge Müdürlüğü yetkilileri, rezerv ve kalite kontrol çalışmalarının devam ettiğini belirterek, söz konusu alanın genişletilmesi amacıyla yeni kuyuların açılacağı müjdesini verdi.

Kaynak: ekonomi.haber7.com

İşte Türkiye'nin yeni hazinesi!

07 Mayıs 2013 Salı / 14:02

Hazar Strateji Enstitüsü (HASEN) Uzmanı Fatih Macit, kaya gazının Türkiye'nin cari açığına kısmi de olsa çare olabilecek bir kaynak olduğunu kaydetti.

Kaya gazının Türkiye'nin doğal gaz ihtiyacına çare olup olamayacağına yönelik bilgilere göre, HASEN Uzmanı Fatih Macit, kaya gazınınTürkiye'nin cari açığını kısmen azaltacağını dile getirirken, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Başkanı Efgan Niftiyev ise özellikle elektrik enerjisi üretiminde kömür ve hidro enerji gibi alanlara öncelik vermesinin daha sağlıklı olacağını söyledi.

Kaya gazının değerlendirilmesi gereken bir kaynak olduğunun altını çizen Macit, şunları kaydetti:

''Kaya gazı son dönemde çok ön plana çıkan stratejik bir kaynak oldu. Bu anlamda ABD kaya gazını en aktif şekilde kullanan ülkelerden biri. 2001 yılında ABD'de tüketilen doğal gazın sadece yüzde 3'ü kaya gazından gelirken, bugün bu rakam yüzde 25'lere yükseldi. Tespit edilen rezervler açısından kaya gazının Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını ortadan kaldıracağını söylemek mümkün görünmüyor. FakatTürkiye'nin doğal gaz tedarikini çeşitlendirmesi açısından kaya gazı mutlaka değerlendirilmesi gereken bir kaynak. Ekonomik büyümenin getirdiği doğal bir sonuç olarak Türkiye'nin doğal gaz ihtiyacı her geçen yıl artış göstermektedir. 2002 yılında 17,4 milyar metreküp olan yıllıkdoğalgaz tüketimi 2012 yılı sonu itibariyle 50 milyar metreküpü bulmuştur. Türkiye bu anlamda Çin'den sonra doğalgaz talebinin en hızlı arttığı ülkelerin başında geliyor. Bunda Türkiye'de üretilen elektriğin yüzde 90'nın doğalgaz santrallerinden üretiliyor olmasının büyük payı var'' dedi.

ALTERNATİF MUCİZELER
Kaya gazının cari açığı kısmi de olsa azaltacağını belirten Macit, kaya gazının Türkiye ekonomisinin en büyük yapısal problemlerinden biri olan cari açığa kısmi de olsa çare olabilecek bir kaynak olduğunu belirterek, 2012 yılında ekonomik büyümedeki ciddi yavaşlamaya rağmen cari açığın yaklaşık 49 milyar dolara ancak gerileyebildiğine dikkati çekti.

''Fakat Türkiye'nin brüt enerji ithalatını dışarı çıkardığınızda aslında ekonomi 11 milyar dolar cari fazla verir konumda bulunuyor'' diyen Macit, Türkiye'nin bu sorunu çözmeden ekonomide sürdürülebilir bir büyüme yakalamasının mümkün olmadığını, artan ekonomik büyüme enerji talebini arttırdığı için cari açığın yükseldiğini ve ekonomi birkaç yıl yüksek büyümenin ardından mecburen frene basmak zorunda kalacağını anlattı.

Macit, ''Dolayısıyla kaya gazı gibi alternatif enerji kaynakları Türkiye'nin enerji ithalatının azalmasını sağlayarak hem ekonominin yabancı tasarruflara ihtiyacını azaltacak hem de uzun vadede sürdürülebilir ekonomik büyümenin önünü açacaktır'' dedi.

Kaya gazı nedir?
Yüzde 75' den fazla metan gazı olan ve ticari olarak pazarlanan gaz halindeki hidrokarbonların ortak adına doğal gaz adı veriliyor. doğal gazın bulunduğu kaynağa göre içeriğindeki metan, etan ve propan değişebilir. Örneğin; kil tabakasından üretiliyor ise ''kaya gazı'' (shale gas), sıkı kumtaşı tabakası içinden üretilene ''tight gaz'' ve kömür tabakası içinden üretiliyorsa "Kömür gazı" (coalbed methane) şeklinde tanımlanıyor. Yani üretim yöntemindeki farklılıktan dolayı kaya gazı ya da "Şeyl gaz" denmektedir. Kaya gazı, şeyl (shale) adı verilen ve kil ile kuvars ve kalsit minerallerinden oluşan ve geçirimsiz (sıkı) olan tortul kayacın küçük gözeneklerinde yine çoğunlukla suyla birlikte hapsedilmiş bulunan metan gazı da denebilir.
Enerji Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'nin mevcut kaya gazı rezervi 420 milyar metreküp. Bu potansiyelin, yıllık ortalama 43 milyar metreküp doğalgaz ihtiyacı olan Türkiye'nin 9 yıl boyunca doğalgaz ihtiyacını ortadan kaldırabileceği değerlendiriyor.

AA

ANAHTAR KELİMELER

kaya gazıtürkiyedoğalgaz


Çanakkale'de doğalgaz patlaması paniği

06 Mayıs 2013 Pazartesi / 12:44

Çanakkale'de, Barbaros mahallesinde devam eden alt yapı çalışmaları sırasında, iş makinesi doğalgaz borusunu patlattı. Büyük paniğin yaşandığı bölgede, siteler tahliye edildi.

Çanakkale'de, Barbaros mahallesi Şekerpınar mevkiinde bir sitenin önünde iş makinesiyle yapılan kazıda, doğalgaz borusu patladı. Borudan yoğun şekilde gaz sızdığını gören işçiler, durumu polis itfaiye ve doğalgaz ekiplerine bildirdi. Bölgeye gelen polis ekipleri, olay yerine giden bütün yolları keserek araç ve yaya trafiğine kapattı. Ardından polis araçlarının megafonlarıyla, bölgedeki apartmanlarda oturan vatandaşlar uyarılarak evlerini terk etmeleri istendi. Evlerinden çıkan vatandaşlar, oluşan güvenlik kordonunun dışarısına çıkarıldı. Doğalgaz patlaması ve yangın tehlikesine karşı, bölgede elektrikler de kesildi. Bu sırada binayı tahliye etmek isteyen bazı vatandaşlar, elektriklerin kesilmesi nedeniyle asansörde mahsur kaldı. Bu vatandaşlara da site yöneticileri müdahale ederek kurtardı. Tahliye çalışmaları sırasında, yürüyemeyecek kadar hasta ve yaşlı olan vatandaşlar, polis araçlarıyla bölgeden uzaklaştırıldı. Doğalgaz ekipleri, ana borunun bulunduğu caddeyi kazıp, bölgeye giden gazın vanasını kapattı. Borularda kalan gazın da tahliye edilmesinin ardından, vatandaşlar yeniden evlerine dönebildi.

Yaşananları ihmal olarak değerlendiren vatandaşlar, kazı çalışmaları sırasında gerekli önlemleri almadıklarını iddia ettikleri yetkilileri suçladı.

Kaynak: CİHAN

10 bin nüfuslu ilçelere doğalgaz müjdesi

03 Mayıs 2013 Cuma / 17:00

 

Mevcut doğal gaz dağıtım bölgeleri lisans kapsamı dışında kalan merkez nüfusu 10 binin üzerindeki ilçelerden belirlenen koşulları taşıyanlara doğal gaz ulaştırılması için yapılacak bağlantı hatlarına ilişkin yatırım bedelleri BOTAŞ tarafından karşılanacak.

Bakanlar Kurulu'nun, "Mevcut Doğal Gaz Dağıtım Bölgeleri Lisans Kapsamı Dışında Kalan İlçelere Doğal Gaz Ulaştırması Amacıyla BOTAŞ Genel Müdürlüğünün Görevlendirilmesine İlişkin Karar"ı Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. 

Kararla doğal gazın ülke genelinde yaygınlaştırılması hedefi doğrultusunda, mevcut doğal gaz dağıtım bölgeleri lisans kapsamı dışında kalan merkez nüfusu 10 binin üzerindeki ilçelere doğal gaz ulaştırılmasını sağlamak amacıyla yapılacak yatırımlara ilişkin usul ve esaslar belirlendi. 

Buna göre, mevcut doğal gaz dağıtım bölgeleri lisans kapsamı dışında kalan merkez nüfusu 10 binin üzerindeki ilçelerden, ilçe merkezindeki toplam elektrik abone sayısının asgari yüzde 60'ına tekabül eden elektrik abonesinin, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenen abone bağlantı bedelini ilgili il özel idaresince belirlenecek banka hesabına yatırmış olan ilçelere bağlantı hatları için gereken yatırımlar, BOTAŞ tarafından gerçekleştirilecek. 

Abone bağlantı bedeli, bu kararın yürürlüğe girmesini takip eden 6 ay içinde ilgili il özel idaresince açılacak hesaba yatırılacak ve nemalandırılacak. 

Kararın yürürlüğe girmesini takip eden 6 ayın sonunda abone bağlantı bedelini yatıran elektrik abone sayısı toplamı, toplam elektrik abone sayısının yüzde 60'ını geçen ilçelere bağlantı hatlarının yapımı için ilgili il özel idaresi tarafından BOTAŞ'a başvuruda bulunulacak. 

Başvuruda bulunanların ilçedeki toplam elektrik abone sayısının yüzde 60'ını geçmediği ilçeler ile herhangi bir sebeple bağlantı hattı yatırımı gerçekleştirilemeyen ilçeler için yatırılan abone bağlantı bedelleri, ilgili il özel idaresi tarafından geri ödeme gününe kadar işlemiş olan faizi ile birlikte abone bağlantı bedelini yatıran elektrik abonelerine iade edilecek.

(AA)

Çalışmalar sırasında doğalgaz patlaması: 2 yaralı

03 Mayıs 2013 Cuma / 16:52

Gaziantep’te bir cadde üzerinde yapılan alt yapı çalışmaları sırasında, doğalgaz sızıntısı nedeniyle meydana geldiği iddia edilen patlamada 2 kişi yaralandı. 
Edinilen bilgiye göre, Suyabatmaz Mahallesi Şehitler Caddesi üzerinde alt yapı çalışmaları sırasında, iddiaya göre, doğalgaz hattı döşemesi sırasında kepçe çalışırken, borudan sızıntı meydana geldi. Sızıntının ardından meydana geldiği ileri sürülen patlamada, bir iş yeri alevler içinde kaldı. Patlamanın şiddetiyle kepçe operatörü Nesip Koldamca ve yoldan geçen Fatma Muş yaralandı. Olay yerine gelen Gaziantep Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri yangına müdahale ederek, kısa sürede söndürdü. Polis ekipleri de ikinci bir patlamaya karşı tedbir alarak, vatandaşları bölgeden uzaklaştırmaya çalıştı. Patlamada yaralananlar ise, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı.
Suyabatmaz Mahalle Muhtarı Metin Ağalın ve çevre sakinleri, doğalgaz çalışmalarının tedbir alınmadan yapıldığını iddia etti. Ağalın, aynı yerde bir hafta içinde ikinci patlamanın meydana geldiğini söyleyerek, “Burada hiçbir güvenlik önlemi alınmadan çalışma yapılıyor. Burada yangına müdahale eden itfaiye ekipleri elektrik akımlarının kesilmemesinden dolayı zor anlar yaşadı” dedi.
(İHA)

Çaycuma’da Doğalgaz Çalışmaları Devam Ediyor

01 Mayıs 2013 Çarşamba/15:09

Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde, doğalgaz çalışmaları hızla devam ettiği belirtildi.

Doğal gaz çalışmaları ile ilgili olarak açıklamada bulunan Belediye Başkanı Mithat Gülşen,” Doğal gaz iletim ve dağıtım hatlarıyla ilgili Zonguldak, Bartın, Çaycuma, Devrek, Kozlu, Kilimli ilçelerinde yerleşim birimleri ile Çaycuma ilçemizde doğal gaz çalışmaları çok hızlı bir biçimde devam etmektedir. Ben öncelikle firma yetkililerini bu özverili çalışmasından dolayı tebrik ediyorum. Belediye olarak biz firmamıza canı gönülden destek veriyoruz. Gerek fen işlerimiz olsun, gerek tüm çalışanlarımız olsun, amacımız Çaycuma’da temiz ve çevre dostu olan doğal gazımızı bir an önce inşaatlara ve konutlara verilmesi. Bu konuda 2013 yılı içerisinde mutabakatımız var. Firma 2013 yılı içinde tüm Çaycuma ile ilgili planları yapmış vaziyettedir. Özellikle İstasyon Organize Sanayi Bölgesinden aldığımız ana hattan, muhtemelen köprü altında şehre geçirmek kaydıyla şehir içi çalışmalarımız devam etmektedir. Firma yetkililerimiz önce kağıt fabrikasından, daha sonra Zeki Yurtbay Tuğla fabrikasından ve bu sonbahara doğru bizim hastanemiz başta olmak üzere toplu konut arz ettiğimiz Dokap, Ören Yapı, Ada Yapı, stadyum çevreleri, hastanemiz çevresindeki inşaatlara, çay mahallemizin bir kısmına, istasyon mahallemize 2013 yılı sonuna kadar doğal gaz verme şansımız var. Gerçekten de bu çalışmalardan dolayı halkımızın büyük bir desteğini ve ilgisini görüyoruz. Çünkü halkımızın bir an önce doğal gazımızı Çaycuma’da kurulması konusunda hem fikirleri var. O yönde halkımızın bize vermiş olduğu destek ile kazı çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam etmektedir. Tümü halkıyla, belediye ile devletimizin diğer birimleriyle firmamızla beraber Çaycuma’mızı daha çağdaş, güzel bir şehir yapılması konusunda çok büyük gayret içerisindeyiz." dedi.

Firması yetkilisi Bekir Selçuk ise konuşmasında şunları söyledi: “Çaycuma’daki doğal gaz çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Belediye Başkanımız gerekli açıklamaları yaptı kısmet olursa 1 Mayıs tarihi itibari ile Çaycuma ve Bartın’daki BOTAŞ’ın varlıklarını devir alıyoruz. Haziran ayından itibaren Çaycuma’ya ilk doğal gazı vermiş olacağız. Bartın ile birlikte hayırlı olmasını diliyorum”

İhlas Haber Ajansı

Mayısta doğalgaza zam var mı?

29 Nisan 2013 Pazartesi/17:32

Enerji Bakanı Taner Yıldız, her ay başı zam tartışmaları büyürken, vatandaşı rahatlatan bir açıklama yaptı : Mayıs ayında doğalgaz fiyatları zamlanmayacak.

ABD Temsilciler Meclisi ve Senato heyetini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nda kabul eden Yıldız, kabulün sonunda gazetecilerin sorularını cevapladı. Yıldız, doğalgazda Nisan ayındaki fiyatların Mayısayında da geçerli olacağını belirterek, Mayıs ayında doğalgaza zam yapılmayacağını bildirdi.

 

Bakan Yıldız, çeşitli açılışlarda bulunmak geldiği Kayseri'de, gazetecilerin, Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattında herhangi bir sorun olup, olmadığı yönündeki sorularını yanıtladı.

Hattın vanalar kısmında basınç düşüklüğü gözlendiğini belirten Yıldız, ''Kerkük-Yumurtalık ham petrol boru hattında vanalar kısmında bir basınç düşüklüğü gözlendi. Ama şunu söylemem lazım, biz Irak'tan aldığımız petrolün akışıyla alakalı herhangi bir problem görmüyoruz ve petrol akışı devam ediyor" diye konuştu.

İşte türkiye’nin doğalgaz ile çalışan ilk traktörü

29 Nisan 2013 Pazartesi/17:30

Türkiye’nin doğalgaz ile çalışan ilk traktörü Manisa’da başarıyla test edildi.
Türkiye’de dizel ve benzinli araçların doğalgaz ile çalışmasına yönelik dönüşüm ve doğalgaz satışı hizmeti veren Naturelgaz’ın ülke genelindeki 9. tesisi Manisa’da açıldı. Naturelgaz Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Aksel Goldenberg, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye’de ilk defa uygulanan bir yatırımın Manisa ayağını hizmete açtıklarını, ülke genelinde 24 tesise ulaştıklarında her 250 kilometrede bir bu yakıtın satış noktasının bulunabileceğini kaydetti.
Programda, Türkiye’nin doğalgaz ile çalışan ilk traktörü de test edildi. Test başarıyla sonuçlandı.
(İHA)

TÜRKMENİSTAN BÖLGESİNDE ENERJİ DEVİ OLACAK

27 Nisan 2013 Cumartesi/15:21

Doğalgaz ve petrol rezervi ile dünyada adından söz ettiren Türkmenistan, elektrik ihracatını artırma kararı aldı.

Doğalgaz ve petrol rezervi ile dünyada adından söz ettiren Türkmenistan, elektrik ihracatını artırma kararı aldı. Elektrik ihracatını 5 kat daha artırmak için 2020 yılına kadar sektöre 5 milyar doların üzerinde yatırım yapılacak.

Türkmenistan’da 2013-2020 yılları elektrik enerji sektörü kalkınma programı onaylandı. Yeni program kapsamında söz konusu dönemde bu sektöre 5 milyar doların üzerinde yatırım yapılacak. Bunun sonucunda kent, ilçe, kasabalar ve sanayi işletmelerin elektrik ihtiyacı kesintisiz karşılanacak. Yurtdışına ihraç edilen elektrik miktarı 5 kat daha arttırılacak. 
2013-2016 yılları arasında yeni 8 adet doğalgaz türbinli elektrik santrali inşa edilecek ve mevcut 3 elektrik santrali yeniden yapılandırılacak. Ayrıca, bu süreçte yüksek gerilimli elektrik hatları çekilecek. 2016 yılına kadar elektrik üretimini 2 kat daha arttırmak hedefleniyor. 2017-2020 yılları arasında yine 6 adet elektrik santrali kurulacak. 

Türkmenistan’da 10 elektrik santrali, 32 türbin (14’ü buhar, 15’i doğalgaz ve 3’ü su türbinleri) faal durumda. Türkmenistan; İran ve Afganistan’a elektrik ihraç ediyor. Ayrıca, Tacikistan, Pakistan ve Ermenistan’a elektrik ihraç etme yolları araştırılıyor. 

Türkmenistan’ın elektrik üretimine Türk şirketleri de önemli katkı sağladı. Çalık Holding’in bünyesindeki Çalık Enerji, bu ülkede 6 elektrik santrali inşa etti. Halihazırda bu şirket, Aşkabat'a istikrarlı elektrik enerji sağlanması ve tüm ülkenin elektrik enerji sektörünün modernleştirilmesiyle ilgili projenin ilk aşamasına başladı. Hayata geçirilme süresi beş yıl olarak belirlenen proje üç aşamada gerçekleştirilecek. İnşaatı planlanan alt istasyonların 60'ının tamamı bir elektrik sisteminde birleştirilecek. CİHAN

İSTANBUL'UN HAVASI, AB KRİTERLERİNE GÖRE KÜKÜRTDİOKSİT BAKIMINDAN TEMİZ ÇIKTI

26 Nisan 2013 Cuma/08:45

İstanbul'un havası, AB kriterlerine göre kükürtdioksit bakımından temiz çıkarken, Edirne'nin Keşan ilçesi ise havası en kirli yer olarak belirlendi.

İstanbul'un havası, AB kriterlerine göre kükürtdioksit bakımından temiz çıkarken, Edirne'nin Keşan ilçesi ise havası en kirli yer olarak belirlendi. 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 13 milyon liralık yatırımla kurulan ve 17 Ocak'ta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapılan Marmara Bölge Temiz Hava Merkezi'nin (MBTHM) ilk verileri çarpıcı sonuçları ortaya çıkardı. 

Hava kirliliğinin çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerini önlemek, hava kalitesi ile ilgili bilgi toplamak ve halkı bilgilendirmek amacı ile Marmara Bölgesi'ndeki 11 ayrı ilde 39 adet hava kalitesi izleme istasyonunda en son teknolojiyle ölçümler yapan ve merkezi İstanbul'da olan MBTHM'nin, ilk verileri ile ilgili değerlendirme sonuçları açıklandı. 

İstanbul, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya, Bilecik, Yalova, Bursa, Balıkesir ve Çanakkale olmak üzere 11 şehirdeki hava kalitesi ölçüm istasyonlarından alınan ve kentsel, trafik, endüstri, kırsal hava kalitesi kategorilerinde değerlendirilen verilerde, İstanbul Mecidiyeköy'de trafik kaynaklı hava kirliliği yüksek çıkarken, Kandilli'de ise azotdioksit hava kirliliğinin gemi trafiğinden kaynaklandığı tespit edildi. 

-Kirliliğin sebebi kalitesiz kömür- 

Isınma kaynaklı hava kirliliğinden ortaya çıkan kükürtdioksit ortalamalarının en yüksek bulunduğu il ve ilçelerin başında gelen Edirne Keşan ve ikinci sırada yer alan Çanakkale Çan'da hava kirliliğinin nedeni kalitesiz kömür kullanımı olarak belirlendi. 

Kükürtdioksit oranı en düşük olan ve havası temiz illerin başında ise İstanbul geliyor. Bu kenti Yalova, Balıkesir, Sakarya, Bursa ve Kocaeli izliyor. 

Partikül maddeden kaynaklanan hava kirliliğinde yine Edirne Keşan ilk sırada yer alırken, Tekirdağ merkez, İstanbul Esenyurt, Çanakkale Çan, Bursa Kestel, İstanbul Şirinevler trafik kaynaklı partikül madde hava kirliliği yüksek olarak tespit edildi. 

-İstanbul'un havası temiz- 

İstanbul'da ısınmaya yönelik alınan önlemler ve doğalgaz kullanımının yaygınlaşması ile birlikte hava kirliliğinin son yıllarda büyük oranda azaldığı ve kükürtdioksit olarak AB limit değerlerinden bile daha temiz bir havaya sahip olduğu görülüyor. Marmara Bölgesi'ndeki 39 ayrı istasyondan 13'ünün yer aldığı İstanbul'da kükürtdioksit oranları düşük olmasına karşın, trafiğin yoğun olduğu bölgelerdeki trafik kaynaklı hava kirliliğinin Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği'nde belirtilen sınır değerlerin üstünde olduğu gözlendi. 

Bugün çok önemli bir çevre problemi olan ve özellikle insan sağlığını etkileyen hava kirliliği, teneffüs edildiğinde solunum yolları rahatsızlıklarına sebep oluyor. Astım, kronik akciğer hastalar ve çocuklar için kükürtdioksit kirliliğinin yoğun olduğu dönemler özellikle çok tehlikeli. Yüksek kükürtdioksit konsantrasyonları astım krizlerine de yol açabiliyor.

Adres Güncellemesi

24 Nisan 2013 Çarşamba/11:32

etiket: ikradoğalgaz,doğalgazcı,yetkilifirma,ikramuhendislik,igdaşyetkili,doğalgaz

1000 kcal ısı ihtiyacı için maliyet tablosu

24 Nisan 2013 Çarşamba/11:26

Türkiye'de Doğalgaz Üretimi

23 Nisan 2013 Salı/09:51

Türkiye’de Doğalgaz Üretimi İstatistikleri
Doğalgaz Üretimi (2011) : 793,4 milyon m³
Ortalama Günlük Üretim (2011) : 2,17 milyon m³
Doğalgaz Tüketimi (2011) : 43,8 milyar m³
Üretimin Tüketimi Karşılama Oranı (2011) : %1,8
Toplam Üretilebilir Rezerv : 18,4 milyar m³
Kümülatif Üretim (1954- 2011) : 12,8 milyar m³
Kalan Üretilebilir Rezerv (2011) : 5,6 milyar m³

 

Kaynak: T.C.Petrol İşleri Genel Müdürlüğü

 

Türkiye'de Petrol Üretimi

23 Nisan 2013 Salı/09:48

Türkiye’de Petrol Üretimi İstatistikleri
Petrol Üretimi (2011) : 2,4 milyon ton
Ortalama Günlük Üretim (2011) : 45.000 varil
Üretimin Tüketimi Karşılama Oranı : %7
Toplam Üretilebilir Rezerv : 178,7 milyon ton
Kümülatif Üretim (1954 – 2011) : 137,9 milyon ton
Kalan Üretilebilir Rezerv (2011) : 40,8 milyon ton

 


Yerli Ham Petrol Üretimi Trendi (1965 – 2011)

 

Kuyu İstatistikleri (1934 – 2011)
Açılan Kuyu Adedi : 4.103
Kuyuların Cinslerine Göre Dağılımı : 1.688 Arama Kuyusu 
1.649 Üretim Kuyusu 
766 Tespit Kuyusu
Kuyuların Toplam Metrajı : 7,65 milyon metre
Ortalama Kuyu Metrajı : 1.864 metre

 

Kuyu İstatistikleri (2011)
En Fazla Üretim Yapılan Ham Petrol Kuyusu (2011) : Karacan-5 / Diyarbakır 
(günde ortalama 698 varil)
En Az Üretim Yapılan Ham Petrol Kuyusu (2011) : Güneydoğu Şahaban – 2 / Diyarbakır 
(günde ortalama 1 varil)
En Fazla Üretim Yapılan Doğalgaz Kuyusu (2011) : Akçakoca-3 / Düzce 
(günde ortalama 250.000 mᵌ)
En Az Üretim Yapılan Doğalgaz Kuyusu (2011) : Kavakdere-1 / Kırklareli 
(günde ortalama 98 mᵌ)

 

Ruhsat İstatistikleri (1954 – 2011)
Toplam Arama Ruhsatı Başvurusu : 5.040
Verilen Toplam Arama Ruhsatı : 3.190
Yürürlükteki Arama Ruhsatı (2011) : 380

 

Keşif İstatistikleri (1934 – 2011)
Toplam Ham Petrol Keşfi : 118 üretim sahasında 1180 ham petrol kuyusu
Toplam Doğalgaz Keşfi : 51 üretim sahasında 283 doğalgaz kuyusu
Türkiye’de Keşif İsabet Oranı : %10 (toplam 1.688 arama kuyusunda 169 keşif)

 

Şirket İstatistikleri (1934 – 2011)
Toplam Yatırımcı Şirket Sayısı : 229 (176 yabancı + 53 yerli)
Halihazırda Ruhsat Sahibi Şirket Sayısı (2011) : 50 (25 yerli + 25 yabancı)

 

Arama – Üretim Sektörünün Hazine’ye Katkısı (2011)
Devlet Hissesi : 388 milyon TL
Vergi & Stopaj : 670 milyon TL
Devlet Hakkı & Harçlar : 2 milyon TL
Toplam : 1,060 milyar TL

 

Arama – Üretim Sektörünün Türkiye Ekonomisine Katkısı (2011)
Yatırım : 995 milyon USD
Yerli Üretimin Piyasa Değeri : 4,5 milyar USD
İstihdam : 10.000 kişi

 


Türkiye’de Petrol ve Doğalgaz Sahalarının Şirketlere Göre Dağılımı

 

 


Türkiye’de Sismik Hatlar ve Kuyuların Dağılımı

 

Türkiye’de Petrol Aramacılığının Tarihçesi

1887: İskenderun civarının petrol imtiyazı, bir fermanla Sadrazam Kamil Paşa’ya verilmiş; bu imtiyaz daha sonra Ahmet Necati Bey’e devredilmiştir.

 

1890: İskenderun Çengen’de yapılan ilk sondajda gaz emarelerine rastlanmıştır.

 

1898: Romanya’dan getirilen işçilerin yardımıyla Gaziköy civarında 108 metre derinlikte bir kuyu açılmış, ancak petrole rastlanamamıştır. Aynı dönemde Şarköy ve Mürefte’de Osmanlı Bankası ile Fransız firmaları tarafından birkaç kuyu açılmış; Şarköy kuyusunda 82 metre, Mürefte kuyusunda ise 74 metrede ekonomik olmayan petrole ulaşılmıştır.

 

1899:European Petroleum Company, Londra’dan bir jeolog getirterek inceleme yaptırmış; incelemeler neticesinde Hora Dere’de açılan bir kuyuda petrol bulunmuştur. Başlangıçta günde 2 ton petrol çıkartılmış, 1901 yılı sonuna kadar da toplam 47 ton üretim yapılmıştır. 2 yıl süren üretimin ardından verim düştüğü için kuyu terkedilmiştir.

 

1914: European Petroleum Company şirketine Musul ve civarında petrol arama ve üretimi izni verilmiş, ancak Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması nedeniyle çalışmalar başlatılamamıştır. Aynı yıl içerisinde Standart Oil, Mürefte - Hoşköy civarında jeolojik etüt yapmıştır.

 

1926: 24 Mart 1926 tarihinde kabul edilen 792 sayılı Petrol Kanunu ile Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bütün petrol ve petrol bileşiklerinin tâbi olduğu madenlerin aranması ve işletilmesi hakkı Hükümete verilmiştir.

 

1930: Türkiye’nin ilk rafinerisi olan Boğaziçi Tasfiyehanesi, Türkiye Naft Sanayi A.Ş. tarafından kurulmuştur. İstanbul - Beykoz yakınlarında kurulan ve Romanya’dan getirilen ham petrolü işleyen rafineri, günde 40 ton işleme kapasitesine sahiptir. Rafineri, 1934 yılında vergi sorunlarından dolayı kapanmıştır.

 

1933: 27 Mayıs 1933 tarihinde yayımlanan 2189 sayılı Altın ve Petrol Arama ve İşletme İdareleri Teşkiline Dair Kanun’la birlikte arama faaliyetleri başlamıştır.

 


Petrol Arama ve İşletme İdaresi Saha Gezisi (1935) 
Soldan sağa: Bill Woodson, John Shirley, İhsan Ruhi Berent, Samuel Russell, Vincent Yocum

 

1935: 22 Haziran 1935 tarihinde yürürlüğe giren 2804 sayılı kanunla Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü (MTA) kurulmuş, Altın ve Petrol Arama ve İşletme İdareleri kaldırılarak bütün görevleri MTA’ya devredilmiştir.

 

1940:Batman’ın güneyinde delinen Raman-1 kuyusunda petrole rastlanmış; ticari anlamda ilk petrol keşfi ise 1945 yılında delinen Raman-8 kuyusunda yapılmıştır.

 

1941: 14 Şubat 1941 tarihinde Milli Koruma Kanunu’na dayanılarak halk ve milli müdafaa ihtiyaçları için lazım olan her türlü petrol ve ürünlerini satın almak, satmak ve stoklamak, imkân nispetinde tasfiyehaneler tesis etmek ve işletmek amacıyla Ticaret Bakanlığı’na bağlı olarak kamu tüzel kişiliğine sahip Petrol Ofisi kurulmuştur.

 

1942: Raman sahasında Maymune Boğazı’nda Raman Tecrübe Tasfiyehanesi kurulmuştur. Boğaziçi Tasfiyehanesi malzemelerinden kurulan rafinerinin kapasitesi günde 10 tondur.

 

1945: Batman’da günde 200 ton işleme kapasitesine sahip bir rafineri kurulmuştur.

 


Batman Rafinerisi (1954)

 

1954: 16 Mart 1954 tarihinde yürürlüğe giren 6326 sayılı Petrol Kanunu ile 792 sayılı kanun yürürlükten kalkmıştır. Kanun, 1952 tarihli İsrail Petrol Kanunu’nu da hazırlayan hukukçu ve jeolog Max Ball tarafından hazırlanmıştır. Kanun çıkarılırken MTA’nın üstlendiği petrol arama ve işletme görevinin jeolojik istikşaf hariç yeni kurulacak tüzel kişiliğe devri öngörülmüştür. Kanunla yasanın uygulanması görevi Petrol Dairesi Reisliği’ne verilmiştir. Hemen akabinde 6327 sayılı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Kanunu yürürlüğe girmiştir. Bu Kanun, Bakanlar Kurulu’na, özel hukuk hükümlerine tâbi bir anonim şirket olan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nı (TPAO) kurma yetkisi vermiştir.

 

Petrol Kanunu ile petrol faaliyetleri yerli ve yabancı özel sermayeye açılmıştır. Kanunla özel şirketlerin araştırma, arama, işletme ve petrolün işlenmesi faaliyetleri mümkün kılınırken, petrol kaynakları ile ilgili olarak devlet adına tasarruf kullanmanın yürütümü için Bakanlar Kurulu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (ETKB) ve Petrol Dairesi Reisliği yetkilendirilerek bu iki konu birbirinden ayrılmıştır. Bu yasanın en önemli özelliği, işletmecilik faaliyetleri ile idari karar alma sürecinin birbirinden ayrılmasıdır. Yani genel bütçeden pay ayrılarak yürütülen işletmecilik faaliyetlerinin yürütümü kamu ve özel kesim girişimcilerine açılarak ticari bir hüviyete kavuşturulmuştur.

 

1955: 21 Mayıs 1955 tarihinde yürürlüğe giren 6558 sayılı kanunla Petrol Kanunu’nun bazı maddeleri değiştirilmiştir.

 

1957: 6 Haziran 1957 tarihinde yürürlüğe giren 6987 sayılı kanunla Petrol Kanunu’nun bazı maddeleri değiştirilmiştir. Aynı yıl içerisinde Mobil - BP - California Texas - Shell ortaklığıyla Anadolu Tasfiyehanesi A.Ş. (ATAŞ) kurulmuştur.

 

1959: TPAO - California Texas ortaklığıyla İstanbul Petrol Rafinerisi A.Ş. (İPRAŞ) kurulmuştur.

 

1973: 8 Nisan 1973 tarihinde yürürlüğe giren ve kamuoyunda Petrol Reformu Kanunu olarak bilinen 1702 sayılı kanunla birlikte Petrol Kanunu’nda devletçi nitelikte köklü değişiklikler yapılmıştır:

 

 

1983: 20 Mayıs 1983 tarihinde yayımlanan 60 sayılı İktisadi Devlet Teşekkülleri ve Kamu İktisadi Kuruluşları Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname ile TPAO, Türkiye Petrol Kurumu’na bağlı bir ortaklık haline getirilmiştir. Aynı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile TÜPRAŞ ve POAŞ’ın kurulmasına, PETKİM ve İGSAŞ’taki TPAO hisselerinin Türkiye Kimya Sanayii Kurumu’na devredilmesine karar verilmiştir. 30 Mart 1983 tarihinde yürürlüğe giren 2808 sayılı kanunla Petrol Kanunu’nun bazı maddeleri değiştirilmiştir.

 

1984: 18 Haziran 1984 tarihinde yayımlanan 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname ile Türkiye Petrol Kurumu’nun varlığına son verilmiş; TPAO Anonim Şirket ve Bağlı Ortaklık statülerinden çıkarılarak %100 hissesi devlete ait bir İktisadi Devlet Teşekkülü’ne dönüştürülmüştür. Ayrıca Petrol Ofisi A.Ş. (POAŞ), Deniz İşletmeciliği ve Tankerciliği A.Ş. (DİTAŞ), Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ), Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. (TÜPRAŞ)’ın TPAO’nun bağlı ortaklıkları olması hükme bağlanmıştır.

 

1988: Kamu Ortaklığı İdaresi’nin kararıyla İstanbul Gübre Sanayi A.Ş. (İGSAŞ) de TPAO’ya bağlanmıştır.

 

1994: 27 Kasım 1994 tarihinde yürürlüğe giren 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu çerçevesinde Petrol Kanunu’nun belge alma koşulları değiştirilmiştir. Daha önceden hak olarak değerlendirilen rafineri, boru hattı işletmeciliği gibi belge gerektiren faaliyetler, Bakanlar Kurulu’ndan izin alabilen herkes tarafından yapılabilecek hale getirilmiştir.

 

1998: Bakanlar Kurulu Kararı ile akaryakıtlar için İtalyan piyasası fiyatlarını esas alan, tavan fiyat tespiti şeklinde Otomatik Fiyatlandırma Mekanizması kurulmuştur.

 

2000: Bakû-Tiflis-Ceyhan (BTC) Ham Petrol Boru Hattı’na yasal statü oluşturmak amacıyla 4586 sayılı Petrolün Boru Hatları ile Transit Geçişine Dair Kanun hazırlanmıştır. 23 Haziran 2000 tarihinde kabul edilen kanun ile petrolün transit geçişi Petrol Kanunu kapsamından çıkarılmıştır.

 

2001: Serbestleştirme ve AB direktifine uyum amacıyla 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu hazırlanmıştır. 2 Mayıs 2001 tarihinde yürürlüğe giren kanun ile doğalgaza ilişkin piyasa faaliyetleri petrol faaliyetlerinden ayrılarak Petrol Kanunu kapsamından çıkarılmış; doğalgaz ithalatı ve dağıtımını düzenleyen 397 sayılı KHK yürürlükten kaldırılmıştır.

 

Ayrıca 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile kurulan Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu’nun görev ve yetki kapsamına doğalgaz piyasası da alınmış; kurumun adı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) olarak değiştirilmiştir.

 

2003: 27 Şubat 2003 tarihinde kabul edilen 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun ile Petrol Kanunu’nun maddesi değiştirilmiş ve petrol hakkı sahiplerine, ETKB ile İçişleri Bakanlığı’nın görüşü alınarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca verilen izinle yabancı idari ve mesleki personel ile uzman personel çalıştırabilme imkânı sağlanmıştır.

 

20 Aralık 2003 tarihinde yürürlüğe giren 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ile petrol iletimi, rafinajı, büyük miktarlarda depolaması gibi icrası belge gerektiren faaliyetler Petrol Kanunu kapsamından çıkarılmıştır. Dağıtım, nakliye, benzeri faaliyetler ile serbest kullanım ise ilk kez yasal düzenleme kapsamına alınmıştır.

 

2007: TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nda taslak çalışmaları tamamlanan 5574 sayılı yeni Türk Petrol Kanunu, 17 Ocak 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmiştir. 10.Cumhurbaşkanı A.Necdet Sezer tarafından biri geçici dört maddesi yeniden görüşülmek üzere TBMM’ye geri gönderilen Kanun, Komisyon’da bir maddesi çıkartılarak yeniden kabul edilerek TBMM Genel Kurulu’na gönderilmiştir. Kanun, Şubat 2007’den bu yana TBMM gündeminde beklemektedir.

 

İstatistiki Veriler ve Haritalar: T.C.Petrol İşleri Genel Müdürlüğü

 

Resimler: Halit Edip Özcan, Fotoğraflarla Ulusal Petrol 1929-1954, TPAO Arşiv ve Tarih Yayınları, Ankara, 2006

TÜRKİYE, IRAK'TAKİ ENERJİ FIRSATINI KAÇIRMAMALI

22 Nisan 2013 Pazartesi/11:53

Petro ve doğalgaz ihtiyacının neredeyse tamamını yurtdışından karşılayan Türkiye'nin komşusu Irak'taki enerji fırsatlarını kaçırmaması gerektiği ifade edildi.

Petro ve doğalgaz ihtiyacının neredeyse tamamını yurtdışından karşılayan Türkiye'nin komşusu Irak'taki enerji fırsatlarını kaçırmaması gerektiği ifade edildi. İstanbul Genç Girişimciler Derneği (İSGİD) Yönetim Kurulu Üyesi Bora Can Yıldız, "Teksas'ta 1 milyon, bütün Irak'da sadece 2 bin petrol kuyusu var. Mevcut enerji rezervleri işlenmeye başlandığında sadece Ortadoğu'da değil, dünyada da enerji ve güç dengelerinde ciddi bir değişime neden olacak. Tahmin edilen petrol rezervi 143 milyar varil, gaz rezervi de 126 trilyon kübikfeet." diyerek, bu ülkedeki enerji varlığına dikkat çekti. 

Ortadoğu ve özelinde Irak'ın dünyanın önemli enerji merkezleri arasında yer aldığına dikkat çeken Bora Can Yıldız, aynı zamanda Irak ve Ortadoğu'da inşaat işleri yapan EID İnşaat'ın yönetim kurulu üyesi. Bölgedeki diğer ülkelerde, enerji kaynaklarının çoğunu işleyecek tesisler ve hatta ihtiyaçtan daha fazlasının inşaa edilmiş durumda olduğunu dile getiren Yıldız, "Ancak Irak için bir fark var. Bu bölgedeki doğal kaynaklara ulaşacak ve işleyecek tesisler henüz daha kurulmamış durumda. Önümüzdeki dönem, 100 milyarlarca dolarlık yatırım yapılacak bu ülkede." ifadelerini kullandı. Irak'taki yatırım fırsatlarının pek çok ülkenin dikkatini çektiğini ve pek çok uluslararası konferansın ana gündem maddesini oluşturduğunu aktaran Yıldız, şöyle devam etti: 

"Örneğin geçtiğimiz günlerde Middle East Business Intelligence (MEED) tarafından Dubai'de düzenlenen Irak Enerji Projeleri Konferansı'nda bu konu ele alındı. Ben de ana konuşmacı idim. Bu konferansı, hem hükümet sözcüleri, hem uluslararası enerji şirketlerinin yöneticileri, hem danışman şirketler, hem de bölgede iş yapan büyük inşaat şirketleri takip etti. Aynı platformda tecrübelerini ve geleceğe dair planlarını paylaştılar ve ortak noktalar bulmaya çalıştılar. Konferansın ana konuları da şöyleydi; petrol rezervleri ve önümüzdeki 20 yıllık üretim projeksiyonu, bu üretimin ülke ve dünya ekonomilerine etkileri, gazın üretimi işlenmesi için gerekli tesislerin kurulumu, Irak Stratejik Boru Hattı'nın lansmanı ve alternatif boru hatları. Bunlar içinde Türkiye üzerinden olması düşünülen günlük 2 milyon varil kapasiteli bir hat da var. Ayrıca petrolü Akabe Limanı'ndan Akdenize bağlayacak Irak Ürdün Stratejik Boru Hattı. Güney Petrollerini Arap Körfezi'ne bağlayacak yeni bağlantılar. Petrol çıkarma işleminde kullanılacak su ile ilgili yapılması gereken yatırımlar ki bu da milyarlarca dolar tutuyor yine." 

Türkiye ile Irak arasında ticarete dikkat çeken İSGİD Üyesi Yıldız, yakın komşusunun Türkiye'ye sunduğu diğer fırsatlarla ilgili olarak da şunları aktardı: 

"Biliyorsunuz Irak Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı ilk 3 ülkeden biri. Aynı zamanda Irak'ın yeniden yapılanmasında, bizim gibi Türk şirketlerinin katkısı büyük. Ayrıca Irak petrollerinin kuzeyden dünyaya açılmasında, mevcut ve yeni düşünülen boru hatlarında Türkiye stratejik bir öneme sahip. Bir-iki rakam ile özetlemek yerinde olur sanıyorum, çok uzun vadede değil, kısa vadedeki projeksiyondan bahsedelim. 2013-2017 yılları arasında petrol ve gaz için yaklaşık 200 milyar dolarlık bir yatırım var, bunun 100 milyar doları petrol ve gazın çıkarılması, 40 milyar doları gaz endüstrisi, 30 milyar doları rafineri ve ilgili tesislerin kurulması, 30 milyar doları ihracat altyapısı ile ilgili."

İGDAŞ'TAN FATİH'TE 2 KİŞİNİN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22 Nisan 2013 Pazartesi/11:51

Fatih'te doğalgazdan sızan gazdan zehirlendikleri değerlendirilen 2 kişi ile ilgili İGDAŞ'tan yapılan açıklamada, "Doğalgaz tesisatının projeye uygun olduğu fakat kullanılan hermetik kombinin baca borusunun bilinmeyen bir nedenle yerinden çıkmış halde bulunduğu tespit edilmiştir" denildi.

Fatih'te doğalgazdan sızan gazdan zehirlendikleri değerlendirilen 2 kişi ile ilgili İGDAŞ'tan yapılan açıklamada, "Doğalgaz tesisatının projeye uygun olduğu fakat kullanılan hermetik kombinin baca borusunun bilinmeyen bir nedenle yerinden çıkmış halde bulunduğu tespit edilmiştir" denildi. 

İstanbul Gaz Dağıtım A.Ş.'den (İGDAŞ) yapılan açıklamada, "Fatih Balat Mahallesi Kiremit Caddesi no 34 adresinde bir evde bugün meydana gelen olayda 2 kişi hayatını kaybetmiştir. Olayın karbonmonoksit zehirlenmesi ile ilgili olup olmadığına dair 187 Doğalgaz Acil Hattı'na gelen ihbar üzerine olay yerine giden İGDAŞ ekiplerinin yaptıkları ilk incelemede binadaki doğalgaz tesisatının projeye uygun olduğu fakat kullanılan hermetik kombinin baca borusunun bilinmeyen bir nedenle yerinden çıkmış halde bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak ölümler ile ilgili kesin sonuçlar olay yeri inceleme ekiplerinin detaylı araştırmaları sonucunda ortaya çıkacaktır. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyoruz" ifadelerine yer verildi.

Doğalgazlı cihazların aşırı sesli çalışması

20 Nisan 2013 Cumartesi/ 09:51

DOĞAL GAZ DÖNÜŞÜMÜ VE SES

Isıtma tesisatının projelendirilmesi ve yapımında gürültü kontrolü genellikle gözardı edilse de işletme sırasında oluşan ses, kullanıcı için ısınma konforu kadar önemlidir. Uygun ve kaliteli cihaz seçimi yapılmaması durumunda oluşan ses probleminin, kazan dairesinin ve baca şaftının yakınında bulunan dairelerin değer kaybına uğramasına ve boş kalmasına sebep olduğu bir gerçektir.

Mevcut kazanın brülör değişikliği ile doğal gaz kullanımına dönüştürülmesi durumunda, brülörün kazana uygun, yüksek verimli ve mümkün olduğunca sessiz olması genel gerekliliktir. Harici brülörlerde motor ve fan gibi hareketli parçalar bulunması, bu tip brülörlerin ne kadar kaliteli olursa olsun, belli bir gürültüyle çalışmasını birlikte getirir. Kazanın yanma hücresinin tasarımı, iyi bir kazan-baca bağlantısı (duman kanalı), kazanların gaz tarafı direncinin düşük olması ses seviyelerinin azalmasına etkendir. Bunlara ek olarak brülör ve baca susturucusu gibi ek maliyet yaratan parçalar ile ses seviyeleri azaltılabilir ama sıfırlanmaz. Kendinden yoğuşmalı duvar tipi kazan, kombi ve atmosferik kazan kullanımı ise ses anlamında hiçbir sorun yaratmayan uygulamalardır. Atmosferik kazanlarda ses kaynağı fan ve motor bulunmamakta, duvar tipi yoğuşmalı kazanlarda ve kombilerde ise ses seviyeleri tam kapasite çalışmada 38 dB gibi düşük değerlerde kalmakta ve ses cihazın çok yakınında bile neredeyse duyulamaz seviyede kalmaktadır. Yapım aşamasındaki hatalar, bakımsızlık veya farelerin izolasyonları yemesi, toprak altındaki kaçakların yerinin bulunamaması gibi nedenlerle boru izolasyonları bozulmuş, paslanma sonucu delinen borulardan ciddi oranda su kaçakları oluşmuş ve bu nedenlerle yakıt ve su masrafları kabul edilemez seviyelere gelmiştir.

b. Aynı zamanda bu sorunlar kazan, pompa vb. tesisat elemanlarına da zarar vermektedir. Çünkü sisteme sürekli su takviyesi yapılması sonucunda tüm cihazlarda kireç ve çamur oluşmuş, besleme suyuyla birlikte tesisata sürekli giren oksijen önemli oranda korozyona (paslanma) neden olmuştur. Bu tür büyük sistemlerde kazanlarla tesisat arasında plakalı eşanjör kullanılarak kazanların kireç, çamur vb. olumsuzluklardan korunmasını tavsiye ederiz.

c. Bölge ısıtması sistemlerinin en büyük zorluklarından biri sistemin dengelenmesi, yani her binaya veya konuta istenilen miktarda ısının dağıtılabilmesidir. Dengesiz sistemlerde bazı yerler çok ısınırken bazı yerler çok az ısınmakta, yetersiz ısınma şikayetleri oluşmaktadır.

d. Bu sistemde suyun pompalanması için ciddi miktarda elektrik enerjisi sarf edilmektedir.

e. Bölge ısıtması sistemlerinde bir diğer önemli sorun da yakıt ve işletme giderlerinin paylaşımıdır. Paylaşımda ve kullanımda sorun çıkmaması için her birime verilen enerjinin ölçülmesi gerekir ki bu genellikle mümkün olmamaktadır.

f. Bu sistemler kömür veya fuel oil kullanımı halinde her binaya yakıt taşıma, her binadan kül ve cüruf atılması, bu yakıtların tek noktada ve büyük kapasitede yakılmaları halinde verimlerinin artması gibi nedenlerle tercih edilebilir, veya yakında bir termik santral varsa bunun atık ısısından faydalanmak için kullanılır. Ancak doğal gaz her kapasitede aynı yüksek verimle yakılabildiğinden bölge ısıtması sisteminin doğal gazda herhangi bir avantajı kalmamaktadır.

g. Doğal gazın bölge içinde dağıtılması ve her binaya ulaştırılması daha ekonomik ve sorunsuzdur. Her bina altında kurulacak bağımsız kazan dairelerinden her binanın merkezi ısıtma sistemiyle ısıtılması en uygun çözümdür. Her apartmanda atmosferik brülörlü kazanların veya kaskad sistemlerin kullanılması sessiz, işletme ve bakımı kolay, sık servis gerektirmeyen bir çözüm oluşturur. Buderus kaskad yoğuşmalı tip kazanlarla oluşturulacak kazan dairelerinde çok yüksek miktarda yakıt tasarrufu sağlamak mümkündür.

Daxom Şofben

20 Nisan 2013 Cumartesi/ 09:49

Daxom doğalgazlı hermetik şofben,gerçek 12 lt/dk.kapasitesiyle,eşanjörünün  oksijen içermeyen

bakır borudan imal edilmiş olması ve (bazı şofbenlerin eşanjörleri oksijen içeren bakır borudan imal edildiği için kalay kaplıdır.) sabit su sıcaklığını modülasyonla vermesiyle  tüketiciler tarafından tercih edilmektedir.

Daxom şofbenin 10 cm olan derinliği sayesinde mutfak ve banyolarda yer kaybı yaratmamaktadır.

Bunun yanı sıra Daxom şofbenlerin yanma odaları atmosfere kapalı olarak dizayn edilmiş olup,

Şofben 10 bar su basıncında bile çalışabilmektedir.

Şofbenlerde çeşitli güvenlik tedbirlerinin yanı sıra küçük boyutta olması ve dijital ekrana sahip olmaları kullancılara avantaj sağlıyor.

Devrim gibi evlilik!

19 Nisan 2013 Cuma/ 14:25

Doğalgazı yüzde 20 kıstıracak...

ABD Enerji Bakanlığı’nca geliştirilen yeni sistem,doğalgaz tüketiminde devrim yaratacak. Sistem, güneş enerjisiyle doğalgaz santrallarının yüzde 20 daha az yakıt tüketmesini sağlıyor.

ABD Enerji Bakanlığı, güneş enerjisinden elektriküretimi konusunda yeni bir yöntemi test ediyor. Söz konusu yöntem, güneş ısısı kullanılarak,doğalgazın daha verimli kullanılmasını öngörüyor. Buna göre doğalgaz ve güneş ışığı, enerji açısından daha zengin bir yakıt olan sentez gazına (syngas) dönüştürülüyor, bu yakıt da santraller tarafından elektrik üretiminde kullanılıyor. Yeni sistem kullanılabilir enerjide yüzde 20’ye varan oranda artış sağlıyor.

NE KADAR TASARRUF YAPILACAK?

Sentez gazı yaparken, konsantre güneş enerjisi kullanılıyor. Güneş enerjisi, güneş ışınlarını büyüteç gibi yoğunlaştıran bir yüzeye yansıtılıyor. Geliştirilen bir  cihaz ise sentez gazı üretmek üzere güneş ısısını emiyor. Laboratuar araştırmacıları, yaza kadar testleri tamamlamış olmayı hedeflediklerini belirterek, “Bu yöntemle doğalgaz kullanım miktarı ve yayılan sera gazı yüzde 20 civarında azaltılabilir” diye konuştu.

MÜHENDİSLİK EVLİLİĞİ
Sektör uzmanları, bu sistemin bir kimya mühendisliği ve makine mühendisliği evliliği olduğunu dile getirirken, güneşli olan her yerde çalışabileceğini söylüyor. Araştırmacılar, doğalgazın göreceli olarak pahalı olduğu yerler için böyle bir sistemin çok daha değerli olduğunu vurguluyor. Hala geliştirme aşamasında olan projenin, ticari hale gelmesine ise hala birkaç basamak kaldığı belirtiliyor.

Güneş ısısının elektrik üretiminde kullanımının yeni bir yöntem olmadığı vurgulanırken, yeni sistemin güneş enerjisini kimyasal bir formda yakalayarak, ısıyı doğalgazın moleküllerini kırmak için kullandığı ve bölünen molekülleri de daha iyi yanan birşey (karbon monoksit ile saf hidrojen) haline getirerek birleştirdiği kaydediliyor. Bu karışıma ise sentez gazı deniliyor.

SİSTEM NASIL ÇALIŞACAK?
DOĞALGAZ santralleri, güneş enerjisi enjekte edilerek, yüzde 20’ye varan oranda daha az yakıt kullanabilecek. Peki böyle bir sistem nasıl işliyor?

* Güneş ışınları ters dönmüş şemsiye görünümündeki aynalı çanağa düşüyor ve bir noktaya odaklanıyor.

* Bu da su ve doğalgazı 700 dereceye kadar ısıtıyor.

* Bir katalizör molekülleri kırıyor ve atomlar yeniden düzenleniyor.

ANAHTAR KELİMELER

Doğal Gazda Tarife 5 Yıl

18 Nisan 2013 Perşembe/ 16:11

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), doğal gaz dağıtım şirketlerinin; perakende satış tarifelerine ilişkin birinci uygulama döneminin 1 Ocak 2012-31 Aralık 2016 olmak üzere 5 yıl olarak belirlenmesine karar verdi.

Resmi Gazete’de yayımlanan Kurul Kararlarına göre, Tarifeler Dairesi Başkanlığı’nın doğal gaz dağıtım şirketlerinin uygulayacakları sistem kullanım bedellerinin hesaplanmasında birinci uygulama dönemi için itfa süresinin 22 yıl olarak dikkate alınmasına, doğal gaz dağıtım şirketlerinin; perakende satış tarifelerine ilişkin birinci uygulama döneminin 1 Ocak 2012-31 Aralık 2016 olmak üzere 5 yıl olarak belirlenmesine karar verdi.
Kurul, doğal gaz dağıtım şirketlerinin uygulayacakları sistem kullanım bedellerinin hesaplanmasında birinci uygulama dönemi için reel makul getiri oranının ise yüzde 11,83 (reel ve vergi öncesi) olarak dikkate alınmasını kararlaştırdı.

 

UCUZ AZERİ DOĞALGAZI KOMPRESÖR ENGELİNE TAKILDI

18 Nisan 2013 Perşembe/ 16:09

Türkiye, altyapı yetersizliği nedeniyle doğalgaz ithalatında “al ya öde” sıkıntısı çekiyor. Erzincan kompresör istasyonu henüz devreye alınmadığı için Azerbaycan’dan telafi gazı (Make Up Gas) çekilemiyor. Bu istasyon devreye girmediği için, ucuz Azeri gazı alınamıyor.

Türkiye, altyapı yetersizliği nedeniyle doğalgaz ithalatında “al ya öde” sıkıntısı çekiyor. Erzincan kompresör istasyonu henüz devreye alınmadığı için Azerbaycan’dan telafi gazı (Make Up Gas) çekilemiyor. Bu istasyon devreye girmediği için, ucuz Azeri gazı alınamıyor. 

Hürriyet'ten Merve Erdil'in haberine göre Türkiye’nin doğalgaz ithalat ettiği ülkelerle “al ya öde” anlaşmaları kapsamında, yıllık dönem bedeli ödenmekle birlikte çekilemeyen gaz miktarları için 4-5 yıllık telafi dönemleri bulunuyor. Böylece al ya da öde kapsamında yapılan milyarlarca dolarlık ödemeler de bir anlamda telafi edilebiliyor. Ancak iletim hatlarındaki altyapı yetersizliği ve kompresör istasyonlarının uzun süren inşaatları nedeniyle istenilen miktarda doğalgaz çekilemiyor. Doğalgaz sektöründen gelen son bilgiler, hala devreye alınmamış olan Erzincan Kompresör istasyonu nedeniyle ucuz Azeri doğalgazının alınamadığı şeklinde. Bir sektör yetkilisi, “Bu istasyon devreye girmediği sürece İran ve Azeri gazını aynı anda almak mümkün olmuyor. Ya birini, ya ötekini çekebiliyorsunuz. Türkiye ise şu anda İran gazına yükleniyor” dedi. 

YA İRAN, YA AZERBAYCAN 

Azerbaycan ve İran’dan gelen doğalgazı taşıyan hatlar için gerekli olan kompresör istasyonu yatırımlarının gecikmesi, BOTAŞ’ı almadığı gazın parasını ödemek zorunda bırakıyor. Erzincan Kompresör istasyonu ise bu anlamda kilit yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu istasyonun uzun yıllardır tamamlanamaması nedeniyle Türkiye, İran ve Azerbaycan’a karşı önemli miktarda “al ya öde”ye düştü. Yetkililer, bu konuda şunları anlatıyor: “İran hattı üzerinde Doğubayazıt Kompresör İstasyonu, Azerbaycan hattı üzerinde de Hanak Kompresör İstasyonu var. İran gazını almak için Doğubayazıt çalıştığında, Azeri gazının önünü kesiyor. Eğer Azeri gazını almak için Hanak’ı çalıştırırsanız, o da İran gazının önünü kesiyor. Yani Azeri gazına ağırlık verince İran’la, İran’a ağırlık verince Azerilerle al ya ödeye düşülüyor. Erzincan’daki kompresör istasyonunun, orada şişen gazı aktarması gerekiyor. Bu kompresör sayesinde Azerbaycan’dan da İran’dan da aynı anda gaz alınabilecek. Erzincan istasyonu yapıldı, mart ayında devreye girecek denildi ancak galiba biraz sarktı.” Bir sektör uzmanı, Türkiye’nin İran’la al ya öde kapsamındaki telafi gazında süresi dolmak üzere olduğu için İran gazına yüklendiğini, bu sefer de Azerbaycan’la make up’a girdiğini anlattı. 

DÜŞÜK TÜKETİM FAKTÖRÜ BİR doğalgaz sektörü temsilcisi ise Erzincan Kompresör istasyonuyla ilgili olarak, “Bu yıl iyi seyreden hava şartları nedeniyle beklenilen ölçüde doğalgaz tüketilmedi. BOTAŞ istasyonu yaz sonuna doğru devreye alarak, kışa hazırlıklı girecek” dedi. 

BOTAŞ’ın Azerbaycan ile yaptığı anlaşmaya göre alınmayan gazın parası, yüzde 80 oranında peşin ödeniyor. Geri kalan yüzde 20’lik dilim ise gaz teslimatında yapılıyor. Kesin olmamakla beraber, Türkiye’nin İran gazının bin metreküpüne yaklaşık 600 dolar, Azeri gazına ise yaklaşık 300 dolar ödediği belirtiliyor. Uzmanlar anlaşmalardaki “telafi” maddesini ise şöyle açıklıyor: “Bu anlaşmaların al veya öde şartına göre, anlaşma miktarının belli bölümünün Türkiye tarafından çekilmesi, çekilemediği durumlarda ise parasal karşılığının kaynak ülkeye ödenmesi gerekiyor. Kontratlar yapılırken, gazı satan şirket, ‘Altyapıyı kurdum. Gaz çekilemiyorsa ödenen paranın karşılığındaki gazın telafi edilmesi için süre veriyorum diyor. 

Rakamlarla gaz şebekesi 

* 9 giriş noktası 

* 4 boru hattı 

* 2 LNG terminali 

* 1 depolama tesisi 

* Doğudan batıya doğru 7 kompresör istasyonu 

* 12.500 km’yi aşkın yüksek basınçlı hat 

* 2 üretim tesisi 

* Günlük 185 milyon metreküp azami giriş kapasitesi

HAVASI EN TEMİZ İL İSTANBUL, EN KİRLİ İL İSE EDİRNE

17 Nisan 2013 Çarşamba/ 13:05

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 13 milyon TL'lik yatırımla kurulan ve 17 Ocak 2013'te Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapılan Marmara Bölge Temiz Hava Merkezi'nin ilk verileri yayımlandı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 13 milyon TL'lik yatırımla kurulan ve 17 Ocak 2013'te Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapılan Marmara Bölge Temiz Hava Merkezi'nin ilk verileri yayımlandı. 

Merkez, hava kirliliğinin çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerini önlemek, hava kalitesi ile ilgili bilgi toplamak ve halkı bilgilendirmek amacı ile Marmara Bölgesi'ndeki 11 ayrı ilde 39 hava kalitesi izleme istasyonunda en son teknolojiyle ölçümler yapıyor. 

İstanbul, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya, Bilecik, Yalova, Bursa, Balıkesir ve Çanakkale olmak üzere 11 şehirdeki hava kalitesi ölçüm istasyonlarından alınan ve kentsel, trafik, endüstri, kırsal hava kalitesi kategorilerinde değerlendirilen verilerde, İstanbul Mecidiyeköy'de trafik kaynaklı hava kirliliği Azotdioksit (NO2) yüksek çıkarken, Kandilli'de ise Azotdioksit (NO2) hava kirliliğinin nedeninin gemi trafiğinden kaynaklandığı tespit edildi. 

Isınma kaynaklı hava kirliliğinden ortaya çıkan Kükürtdioksit (SO2) ortalamalarının en yüksek bulunduğu yerlerin başında Edirne Keşan ile Çanakkale Çan geliyor. Buralardaki hava kirliliğinin kalitesiz kömür kullanımından kaynaklandığı belirlendi. Kükürtdioksit (SO2) oranı en düşük olan ve havası temiz illerin başında ise İstanbul, Yalova, Balıkesir, Sakarya, Bursa ve Kocaeli var. Partikül Madde (PM10)'den kaynaklanan hava kirliliğinde yine Edirne Keşan ilk sırada yer alırken, Tekirdağ Merkez, İstanbul Esenyurt, Çanakkale Çan, Bursa Kestel, İstanbul Şirinevler trafik kaynaklı Partikül Madde (PM10) hava kirliliği yüksek olarak tespit edildi. 

İSTANBUL'UN SO2 DEĞERİ AB LİMİTİNİN ALTINDA 

Yapılan ölçümlere göre İstanbul'da ısınmaya yönelik alınan tedbirler ve doğalgaz kullanımının yaygınlaşması ile birlikte hava kirliliğinin son yıllarda büyük oranda azaldığı ve Kükürtdioksit (SO2) olarak AB Limit Değerleri'nden bile daha temiz bir havaya sahip olduğu görüldü. Marmara Bölgesi'ndeki 39 ayrı istasyondan 13'ünün yer aldığı İstanbul'da Kükürtdioksit (SO2) oranları düşük olmasına karşın, trafiğin yoğun olduğu bölgelerdeki trafik kaynaklı hava kirliliğinin Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği'nde belirtilen sınır değerlerin üstünde olduğu gözlendi. 

Çok önemli bir çevre problemi olan ve özellikle insan sağlığını etkileyen hava kirliliği solunum yolları rahatsızlıklarına sebep oluyor. Astım, kronik akciğer hastaları ve çocuklar için SO2 kirliliğinin yoğun olduğu dönemler özellikle çok tehlikeli. Yüksek SO2 konsantrasyonları astım krizlerine de yol açabiliyor.

Baymak Enerji Tasarrufunda Isı Pay Ölçerler ile Avantaj Sağlıyor

16 Nisan 2013 Salı/ 10:51

2 Mayıs 2007 tarihinde yayınlanan Enerji Verimliliği Kanunu (EN-VER /5627) ve bu kanuna istinaden 14 Nisan 2008 tarihli resmi gazetede yayınlanan yönetmelik ile Avrupa'da olduğu gibi Türkiye'de de ısı paylaşım sistemi kullanımı zorunlu hale getirilmiştir.

Baymak ısıtma soğutma sektöründe, BDR THERMEA GROUP' un teknoloji gücünü de arkasına alarak, rekabetçi, kurumsallaşmış, yatırım gücü olan ve Türkiye'nin yükselen hedeflerine katkıda bulunmayı misyon edinerek çalışmalarına devam ederken, ürün yelpazesini de genişletmeye devam ediyor.

Enerji verimliliğine ve sürdürülebilir enerji üretimine büyük önem veren Baymak, merkezi ısıtma sistemlerinde enerji verimliliği ve adil enerji dağılımını esas alan ‘ısı pay ölçer' sistemi ile merkezi sistem ısınma kullanan tüketiciye enerji tasarrufu sağlıyor.

Isı pay ölçer sistemi, bağımsız bölümlerde kullanılan her bir radyatör grubunda, 2 adet ürün kullanımından (ısı pay ölçer ve termostatik vana) oluşur ve merkezi sistemle ısıtılan mevcut konutlara herhangi bir tadilat gerektirmeden hızlı bir şekilde montajı gerçekleştirilir. Dairelere girilmeden GPRS modüllü olarak şirket merkezinden okunur ve her dairenin tüketimi ayrıntılı olarak hazırlanır ve yönetime teslim edilir.

Merkezi ısıtma sistemlerinde toplam ısıtma giderlerinin % 70'i, bağımsız bölümlerin ölçülen ısı tüketimlerine göre paylaştırılır. Toplam ısıtma giderlerinin % 30'u ortak kullanım mahalleri, sistem kayıpları, asgari ısınma ve işletme giderlerinden kaynaklı ısı giderleri olarak bağımsız bölümlerin kullanım alanlarına göre paylaştırılır.

Isı Paylaşım Sistemi Bir Tercih Değil, Yasal Bir Zorunluluktur!

Merkezi ısıtma sistemine sahip binalarda, merkezî veya lokal ısı ya da sıcaklık kontrol cihazları ile ısınma maliyetlerinin ısı kullanım miktarına bağlı olarak paylaşımını sağlayan sistemler kullanılır. Buna aykırı olarak hazırlanan projeler ilgili mercilerce onaylanmaz.

(EN-VER /5627) MADDE 5

(2)  Isıtma ve sıhhî sıcak su tüketimlerini ölçmek için mahaller ölçüm ekipmanları ile donatılır. Bağımsız bölüm kullanıcıları bu maksatla yapılacak iş ve işlemlere izin vermek mecburiyetindedir.

(5) Tüketilen enerjiyi sınırlandırabilmek için merkezî ısıtma sistemi kullanılan binalarda TS EN 215'euygun termostatik radyatör vanası kullanılır.

(6) Merkezî sistemlerle ısıtma yapılan bağımsız bölümlerdeki mahal sıcaklıklar asgari 15 °C olacak şekilde ayarlanır.

(EN-VER /5627) MADDE 6

(1) Isı tüketimini ölçmek için ilgili standartları sağlayan ısı sayaçları veya ısı ölçerler kullanılır.

(2) Sıhhi sıcak su tüketimini ölçmek için ilgili standartlara ve ölçüler ve ayar kanuna uygun, sıcak su sayaçları veya diğer ekipmanlar kullanılır.

(3) Isı ve sıhhi sıcak su tüketiminin ölçülmesinde kullanılacak ekipmanların muayene ve kalibrasyonları, ölçüler ve ayar kanunu hükümlerine göre yetkili kurum veya kuruluşlarca yapılır. Ölçüm ekipmanlarının muayene ve kalibrasyonlarının düzenli bir şekilde yapılmasının kontrolünden bina sahibi, bina yöneticisi veya bina yönetim kurulu veya enerji yöneticisi sorumludur.

Isı Pay Ölçer Sisteminin Avantajları:

-Enerji tasarrufu

-Adil ödeme sistemi

-Sosyal barış

-Yönetim kolaylığı

-Kullanım kolaylığı

-Isınma konforu

-Aile bütçesine katkı

- Milli ekonomiye katkı

- Kaynaklara ve çevreye duyarlılık

- Gelecek nesillere için sorumluluk

Baymak Kalite ve Güvencesi İle Isı Pay Ölçerler

Baymak Doprimo ® 3 Ready- Isı Pay Ölçer

Baymak Doprimo 3 üzerinde bulunan iki ısı sensörü yardımıyla radyatörün dış yüzeyini ve odanın içindeki havanın sıcaklığını ölçebilen elektronik bir pay ölçerdir. Aradaki ısı farkına üst sıcaklık denilmektedir ve ısı tüketimi için bir ölçüdür. Radyatör olan bütün ısıtma sistemlerinde kullanılır. 

Özellikleri:

· İki sensör tekniği ile geniş kullanma yelpazesi

· Yüksek hesaplama güvenliği ve elektronik okuma ile hesaplama kalitesi

· Büyük hafıza kapasitesi

· Günlük veri kaydetme özelliği

· 10+2 yıl süreli pil ile ekonomik kullanım

· Her türlü radyatör tipine kolayca montaj

· Çift yönlü veri transferi

· GSM modüllü merkezden okumaya uygun

· Entegre manipülasyon sensörü

· Çok katlı binalarda sorunsuz veri transferi

· Tadilatsız montaj

· En son teknoloji ürünü

· Şık görünüm, güncel tasarım

· Günlük tüketim kaydetmesi sonucu gerektiğinde daha doğru kıyas

Baymak Sensonic ® II- Elektromekanik Isı Sayacı

Baymak Sensonic II özellikle konutlarda ısı ölçümü için tasarlanmış bir ısı sayacıdır. Kollektörlü (mobil), merkezi sistem ile ısıtılan konutlarda tüketilen ısı miktarını; giriş sıcaklığını, dönüş sıcaklığını ve debiyi mekanik pervane /çark aracılığı ile ölçebilen cihazlardır.

Özellikleri:

· Baymak Sensonic II ısı sayacı kompakt ve modüler olarak iki modelden oluşmaktadır. 

· Baymak Sensonic II en modern elektronik ölçme tekniği ile donatılmış olan çok akışlı, çarklı sayaç ile işlem yapar. Pervanenin dönüşü, akış yönünün tanınmasını sağlayan temassız ve mıknatıssız bir sensör sistemi ile kaydedilir. Isı tüketimi tam elektronik olarak hesaplanırken akışkanın sıcaklıkla olan değişimi dikkate alınır. LCD ekran üzerinde 5 haneli göstergede tüm veriler görülebilmektedir. Örneğin okuma tarihi, okuma tarihinde ki enerji durumu, debi, gidiş ve dönüş sıcaklığı, sıcaklık farkı, güç, hacim gibi 12 gösterge fonksiyonu ile birlikte periyodik self test, akış yönü ve sıcaklık algılayıcısı montajı için teşhis göstergelerine sahiptir.

· Merkezden GSM ile okumaya ve otomasyona(m-bus) elverişlidir. Isıtma ve soğutma hatlarında kullanılan her debi ve boru çapına uygun ısı sayaçlarıyla Baymak size özel çözümler sunar.

· Yenilikçi yüksek düzeyde bütünleşik mikroçip teknolojisi (ASIC)

· İstameter (EAS) prensibi ile sorunsuz bir şekilde değiştirebilirlik

· Özellikle güçlü pil

· En gelişmiş teknik ile son derece güvenli ve uzun ömürlü kullanım

· Aşınmaya ve korozyona karşı dayanıklılık

· Yüksek kaliteye sahip malzeme ve üretim yöntemleri

· Yüksek sızdırmazlık özelliği ile toza ve sızıntılara karşı güvenli koruma

· Entegre sensör tuşu

· Küçük ölçekli yeni ve cazip tasarım

· Kuşku götürmeyen rahat okuma

· Avrupa normu EN1434' e uygunluk

· MID Sertifikalı

· Konut ve endüstri alanında CE işaretli elektornik uyumluluk garantisi

· Multijet ölçme prensibi

· Tüm boru çapları için tamamen dönebilen gövde

· Özel mıknatıs kaplama sayesinde asit ve toz etkisinde maksimum korunma

Baymak Hollandalılara Satıldı

13 Nisan 2013 Cumartesi/ 10:08

Türk ısıtma sektörünün büyük kuruluşlarından 46 yıllık Baymak'ın yüzde 100'ü Avrupa’nın ısıtma sektörünün önde gelen gruplarından Hollandalı BDR Thermea'ya satıldı.

Baymak'ın ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akdoğan'ın elindeki hisseleri devretmesiyle, şirketin yüzde 50'sine sahip olan BDR Therma, Baymak'ın yüzde 100'üne sahip oldu.

Hisse devrinin duyurulduğu toplantıda konuşan Akdoğan, 46 yıllık geçmişe sahip olan ve 1990’ların başlarında finansal krize giren Baymak’ta payları devralarak büyük bir dönüşüm başlattıklarını ve şirketin küllerinden yeniden doğduğunu söyledi.

Akdoğan, 1998 yılında Alman Wolf Group'un, ardında da 2002 yılında İngiliz Baxi Group'un yüzde 50 oranında olmak üzere şirkete ortak olduğunu hatırlattı ve 2008 yılında Baxi Group'un, BDR Therma'ya satılmasıyla bu hisselerin de yeni şirkete geçtiğine dikkat çekti.

2008 yılında Baxi Grup’un BDR Thermea tarafından satın alınmasıyla birlikte Baymak’ta yüzde 50 paya sahip olan BDR Thermea’nın bugün kendi paylarını da satmasıyla yüzde 100 pay sahibi olacağını belirten Akdoğan, “Baymak ülkemizde ilkleri başaran, sektörü her zaman dönüştüren bir firma oldu. Bugün yoğuşmalı kombi satışında lider olmamız tesadüf değil. Biz daha az enerji tüketen, hem tüketicinin hem ülkemizin kazandığı ürünleri her zaman ön planda tutarak sektöre de yön verdik. Yaklaşık 8 yıldır Baymak markamızla sadece yoğuşmalı kombi reklamı yaparak, tasarruflu olan bu ürünün halkımız tarafından doğru anlaşılmasını sağladık halkımızı bu ürünün tasarrufuna inandırdık.” dedi.

Baymak’ın yeni dönemde de sürekli büyümeye devam edeceğine inandığını belirten Akdoğan, BDR Thermea’nın Baymak’a ve Türkiye'ye duyduğu güven, sahip olduğu teknoloji gücü ve yenilikçi yapısıyla daha güçlü bir Baymak yaratıldığını da ifade etti.

MİKTAR AÇIKLANMADI

Taraflar satışın gerçekleştiği bedel konusunda açıklama yapmazken, Akdoğan satış sonrası elde ettiği geliri sağlık sektöründeki yatırımları için kullanacağını belirtti.

HAYATIMIN EN ÖNEMLİ PARÇASI OLDU


Akdoğan, “Baymak benim hayatımın hep en önemli parçası oldu. Bugün Ethica Sağlık Grubu ile sağlık sektöründe yer almam Baymak ile olan gönül bağıma asla engel olmayacaktır. Baymak’ın devam eden başarıları ve büyümesi bana her zaman çok büyük bir mutluluk verecektir. Bu yeni dönemde de ne zaman ihtiyaç duyulsa Baymak’ın yanında olacağım” dedi.

7 BİN ÇALIŞANI VAR


BDR Thermea CEO’su Rob van Banning ise yaptığı konuşmada ; BDR Thermea’nın iklimlendirme sektöründe ısıtma, soğutma, sıcak su üretimi, yenilenebilir enerji alanlarında entegre çözümler sunduğunu ve grubun Baxi, Remeha, De Dietrich ve Baymak gibi Avrupa’nın büyük firmalarına sahip olduğunu belirtti.
Banning, "Tüm dünyada yaklaşık 7 bin çalışanımızla ciromuzu yaklaşık 3 milyar dolar düzeyine getirdik. 70’ten fazla ülkede varız ve Avrupa ülkelerinde Baxi, Remeha, Brötje Heizung, De Dietrich, Chappee ve Baymak gibi lider markalarımızla yer alıyoruz" dedi.

Baymak/BDR Therma, Tepeören’de 60.000 metrekare toplam alana sahip iki üretim tesisinde 600’ün üzerinde çalışanla üretim yaparken, Türkiye genelinde 2200’ü aşkın satış noktası ve 250’nin üzerinde satış sonrası servis ağına sahip bulunuyor.

Viessmann - Vitodens 200-W 125 ve 150 kW Yeni Duvar Tipi Yoğuşmalı Kazanlar

12 Nisan 2013 Cuma/ 17:55

Vitodens 200–W serisinin yeni 125 ve 150 kW duvar tipi yoğuşmalı kazan modelleri Ekim 2012 içerisinde satışa sunuldu. Yeni 125 ve 150 kW modeller ile birlikte, Vitodens 200-W duvar tipi yoğuşmalı cihaz serisi 26 kW'tan 150 kW'a kadar farklı kapasitelerdeki yoğuşmalı kombi, ısıtıcı ve kazan modelleri ile her türlü bireysel ve merkezi ısıtma ihtiyacına cevap verebilmektedir. Yeni 125 ve 150 kW Vitodens 200-W  duvar tipi yoğuşmalı kazanların özellikleri:

- Vitodens 200-W  125 ve 150 kW duvar tipi yoğuşmalı kazanlar, 6 barlık açma basıncına sahip emniyet ventili ile donatılmışlardır. Böylece, ilave plakalı eşanjör ile sistem ayırımı yapmadan  daha yüksek binalarda kullanılabilirler. 

- Kazan gövdesine entegre baca gazı geri tepme emniyet klapesi sayesinde, 45 ila 150 kW arasındaki tüm Vitodens 200-W duvar tipi yoğuşmalı kazanlar pozitif basınçlı kaskad baca sistemleri ile birlikte kullanıldığında, her bir kazan için ilave baca gazı klapesine ihtiyaç duymazlar.

- Aksesuar olarak temin edilen ısıtma devresi bağlantı setleri, 45 ila 150 kW arasındaki tüm Vitodens 200-W duvar tipi yoğuşmalı kazanlar için A enerji sınıfı, yüksek verimli devir kontrollü ısıtma devresi pompası ile donatılmıştır.

- Sadece Viessmann tarafından tasarlanan ve üretilen MatriX-silindirik brülör ile çok sessiz ve emniyetli işletme, düşük zararlı madde emisyonu ve uzun ömür sağlanmaktadır. Emisyon değerleri “Mavi Melek” çevre şartnamesi sınır değerlerinin oldukça altında kalmaktadır. MatriX-silindirik brülör geniş bir modülasyon aralığına (%20 - 100) sahiptir ve bu sayede kazan daha az dur-kalk çalışmakta, bekleme kayıpları da daha az olmaktadır.

- Sadece Viessmann'da olan Akıllı Lambda Pro Control yanma kalitesi kontrolü gaz  kalitesini otomatik olarak tanır ve gazın ısıl değeri veya işletme koşulları değiştiğinde yanmayı otomatik olarak yeni duruma uygun hale getirir. Yanma kalitesinin sürekli olarak kontrolü ve ayarlanması sayesinde sürekli olarak yüksek verimde çalışma, düşük emisyonlar ve düşük ses seviyesi sağlanır. Sistem bakım gerektiren ve arıza yapabilecek ilave komponentlere ihtiyaç duymadan çalışır. 

- Sadece Viessmann tarafından tasarlanan ve üretilen korozyona karşı dayanıklı, yüksek kaliteli paslanmaz çelikten (1.4571) imal edilmiş kalın cidarlı Inox-Radial eşanjör ile yüksek işletme emniyeti ve uzun ömür sağlanmaktadır. Paslanmaz çelik eşanjörün kendi kendine temizlenen düz yüzeyleri sayesinde eşanjör yüzeyleri tıkanmamakta ve bu nedenle sadece yeni cihazda değil, cihazın tüm kullanım ömrü boyunca yoğuşmadan ve yüksek verimden faydalanmak mümkün olmaktadır.

- Dijital Vitotronic kontrol paneli ile sabit sıcaklıkta ya da alternatif olarak dış hava kompanzasyonlu işletme yapılabilir. Kontrol paneli arıza tespit sistemine ve dizüstü bilgisayar için Optolink arabirimine sahiptir. Vitotrol 100 UTD, Vitotrol 200 ve 300 kablolu oda termostatları / uzaktan kumandalar aksesuar olarak kullanılabilir. 

Vitotronic 300-K veya AX5100HG kaskad kontrol panelleri kullanılarak 18 adete ve 2700 kW toplam ısıtma gücüne kadar dış hava kompanzasyonlu kaskad sistemler kurulabilir, ısıtma sistemindeki boylere ve ilave aksesuarlar kullanarak karışım vanalı ısıtma devrelerine kumanda edilebilir.

Viessmann duvar tipi yoğuşmalı cihazlara uygun PPs malzemeden yapılmış yarı hermetik veya hermetik orijinal sertifikalı baca sistemleri ile, 250 mm çapa kadar güvenilir ve ekonomik baca gazı borulaması yapmak mümkündür. Kaskad sistemlerde, PPs kaskad baca setleri (8 adet kazana kadar) veya alternatif olarak tek tek ayrı bacalar kullanılabilir.